SALI SOHBETLERİ-1-: MUAMMER TÜRKER
ANTALYA VALİSİ
Salı Sohbetleri’nin ilk konuğu olan Antalya Valisi Muammer Türker, Ankara gündeminde Antalya Olimpiyatları olduğunu, uzun süreçli konuyla ilgili bir karar alınırsa gerekenin yapılacağını söyledi

SALI SOHBETLERİ-1-: MUAMMER TÜRKER <br> ANTALYA VALİSİ


FAKİR AİLE ÇOCUĞUYUM

Çocukluğunuzda Vali olma hayaliniz var mıydı? Vali nasıl yaşar, spor yapar mı, ev gezmesine gider mi diye vatandaş merak ediyor. Siz neler yapıyorsunuz?

Vatandaşın öyle düşünmesi beni üzüyor. Neden? Biz farklı bir gezegenden değiliz, bu toplumun içinden çıktık. Fakir bir ailenin çocuğuyum ben. Normal okullarda okumuş, iyi kötü bileğinin gücüyle bir yerlere gelmiş bir insanım. Bu soruyu daha önce Hakkari Valiliği yaptığım dönemde orada kimse sormazdı çünkü orada hep insanların içindeydim. Ama Antalya'da öyle bir imkanımız yok.

BENİ MEN EDİYOR

Antalya'nın büyüklüğü ve temposu beni sürekli insanların içinde olmaktan men ediyor. Hakkari'de böyle bir durum yoktu. Küçük bir yerdi ve herkese adıyla soyadıyla hitap ediyorsunuz. Yaşam konusunda da hiçbir ekstramız yok. Abartılı bir hayat yaşamıyoruz. Bu bizim anlayışımıza ve kökenlerimize de aykırı bir durum. 9 kardeşten biriyim, babam rahmetli ilkokul mezunuydu, annem okuma-yazma bilmez. Böyle bir ailesiniz, 9 kardeşiniz var, bu profilden nasıl bir vatandaş çıkar? Sıradan bir vatandaştan farkım yok. Çocuklarımız var, onlar da aynı şekilde normali neyse öyle yaşıyor. Lüks içerisinde yaşamıyoruz. Spor konusuna gelince ben normalde tenis oynuyorum.

SOKAKTAN BESLENİRİM

Ona da hayatımı düzene sokamadığım, kendi planlarımı yapamadığım için zaman ayıramıyorum pek fazla. Bu da Antalya'nın temposundan kaynaklanıyor. Karakter olarak sokaktan beslenen, esnafla hemhal olan, insanlarla sohbetten zevk alan bir insanım. Zaman zaman sokağa çıkıyorum. Spontane olarak esnafla sohbet ediyorum ama bunları afişe etmiyorum.

EXPO İLE İLGİLİ TEREDDÜT YAŞAYANLAR

Antalya'nın en çok merak ettiği konu EXPO. Kısa bir zaman kaldı. Yetişip yetişemeyeceği konusunda merak edilen durumlar var. EXPO 2016 Nisan ayına yetişecek mi?

Şunu açık olarak söyleyeyim EXPO'da bu manada bir sorun asla yok. Kule hariç bütün yapımlar bu yıl sonunda tamamlanacak. Ufak tefek sarkmalar olabilir. Bunlar ciddi durumlar değil, Nisan ayına kadar zamanımız var. Yılbaşından sonra bile 3 aya yakın bir zamanımız kalıyor. Kulenin projesinde revizyonlar yapıldı, zeminle alakalı sorunlar yaşandı o nedenle Şubat ayında tamamlanacak. Onun dışında herhangi bir sorun söz konusu değil. EXPO'nun yapımlarının yetişip yetişmemesi meselesi bizim artık çok geride bıraktığımız bir sorun. Bugün geldiğimiz noktada en ufak bir tereddüt yok.

 

SORUN YAŞANMAYACAK

Bugün EXPO ile ilgili konuşabileceğimiz en önemli konu, EXPO'nun Antalya'ya neler katacağıdır. Gerek EXPO döneminde,  gerekse sonrasında EXPO faaliyetlerinin nasıl etkin yürütüleceğine odaklanmak gerekiyor. Bu konuda tereddüt yaşayanlar gidip EXPO alanını inceleyebilirler. Onlar zaten misafir ediyorlar. Bir mesaj vereceksek şunu net olarak söyleyebiliriz ki, herhangi bir sorun yaşanmayacak.

42 ÜLKE KATILACAK

EXPO'ya katılım sağlayacak ülkeler konusunda ne durumdayız?

Katılım sayısında biraz yavaş ilerledi süreç. Bugün gelinen noktada EXPO'ya katılacak ülke sayısı 42'yi buldu. Bu iyi bir rakam. Bu tür EXPO'larda katılım sayısı en fazla 35'tir. Bu nedenle bu rakama ulaşmış olmak önemli bir husustur. Bununla birlikte büyük ülkelerin EXPO'ya katılmadığı yönünde eleştiriler var. Önemli ve büyük ülkeler de katılıyor. Yalnızca küçük ülkelerin gelmesi de bana göre çok önemli. Oradaki kültürel zenginliğin bizim ülkemizde tanıtılması da bir zenginliktir. Botanik işlerinde dünyanın bir numarası sayılabilecek Hollanda katılıyor, Çin, Polonya, Bulgaristan, İtalya katılıyor. Önemli ülkeler de katılıyor yani. Bazı ülkeler iltifat etmemiş olabilir bu da her yerde olur.

BAKAN DEĞİŞİMİ AVANTAJ

EXPO'da inşa süreci devam ederken Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanı değişti. Bakan değişikliğinin EXPO'ya olumsuz etkisi olur mu?

Bakan değişiminin EXPO'ya etkili olacağını düşünmüyorum. Kurumsal bir yapıdır zaten EXPO. Eski bakanımız detaylar da dahil olmak üzere her şeye dahildi. Yeni bakanımızın da yeni bir heyecanla EXPO'ya ilgi göstermesi ayrı bir avantaj. Ayrıca şunu da belirteyim ki, EXPO'nun açık kaldığı süre boyunca her gün irili ufaklı yüzlerce kültürel faaliyet olacak. Büyük çaplı konserlerden, önemli kişilerin katılacağı konferanslar, çocklara yönelik sokak faaliyetleri, ailelere yönelik etkinlikler, sirkler, tiyatro gruplarının programları olacak.

FALEZLER GERÇEĞİ

Antalya'nın gerdanlığı olan Falezler konusuna değinelim. Hazırlanan bir rapor var ve bu rapor önlemler alınması gerektiğini belirtiyor çünkü Falezlerde kaymalar var. Ancak rapora rağmen alınan herhangi bir önlem yok.

Süreç itibariyle bu raporların yatırım planlarına dahil olması gerekiyor. Falezlerin doğal bir dönüşüm seyri var. Bu nedenle buralarda yapılacak her şey eleştiri konusu olacaktır. Neticede Falezler sorunu önemli bir sorundur. Bir yandan Falezleri kaybediyoruz, diğer taraftan deprem bölgesinde olmamızdan dolayı Falezler üzerindeki yapılar ciddi tehlike oluşturuyor. Ancak bu işler bir planlama işidir. Antalya'daki deprem riski bakımından binaların tahlillerini yaptırsanız yarıdan fazlası riskli çıkar. Sorunlarla baş etme iradesinin ve gücünün ortaya çıkması lazım.  

YIKMAYI GÖZE ALMAK

Binaların yüzde 30'unu yıkmayı göze aldığınızda bunun getireceği ekonomik ve sosyal tepkileri dikkate almanız gerekir. Bunu ne yerel yönetim ne de siyasi irade kolay kolay göze alamaz. Falezler için de aynı sorun geçerli. 1980'lerden bu yana yapılan yanlış yapılanmalar sıkıntı çıkarıyor. Şüphesiz ki Falezler konusu tek bir kurumun sorumluluğunda değil. Birden fazla kurumun bir araya gelerek planlama yapması gerekiyor.

KANUN DEĞİŞİKLİĞİ

Bir de Köprülü Kanyon meselesi var. Biliyorsunuz orası SİT alanı ve her yıl binlerce turisti ağırlıyor. Ancak orada bir düzenleme yok.
Özellikle maddi anlamda turistler sıkıntılar yaşıyor. Bununla ilgili bir düzenleme yapılacak mı?

Köprülü Kanyon'a yakın zamanda ben de gittim ve inceleme yaptım. Tarihi ve doğal güzellikler açısından cennet gibi bir yer. Ancak orada şöyle bir durum var; orası Milli Park yapılmış. Milli Park yapıldığında hareket alanınız kısıtlı oluyor. Orada kadastro çalışmaları milli park yapılmadan önce tamamlansaydı daha kolay olurdu. Ancak yapılmamış. Milli Park olduktan sonra da Milli Park Mevzuatı'na tabii olduğu için, çalışma yapamıyorsunuz. Oranın sorununun çözümü için kanun değişikliği gerekiyor ya da milli parktan çıkarılıp bu sorunu çözüp, yeniden milli park yapılması da olabilir. Ciddi bir sorun var orada.

KALEİÇİ VE HAYATIN AKIŞI

Kaleiçi'nde Danıştay tarafından alınan gürültü yasağı kararı var. 'Çok hassas' alan olarak değerlendirilen bu alanda müzik yapılamamasından esnaf rahatsız. Bununla ilgili bir düzenleme yapılacak mı?

Orada hayatın akışına göre belirli kıstaslar koyulması gerekiyor. Gürültü şikayetleri en fazla Kaleiçi'nden geldiği için oradan başladık düzenlemeye. Oradaki iş yerlerinin mağdur olmasını, kapanmasını asla istemiyoruz. Fakat insanlar eğlenirken başkalarının da dinlenmeye hakkı olduğunu bilmesi gerekir. Gürültü yapılacağında onu belirli bir seviyede tutarak, başka insanları rahatsız etmemesi gerekiyor. Müzik yapan yerlerle ilgili kapalı olması, dışsal olmaması, belirli bir desibeli geçmemesi kuralı var. Kaleiçi'nde pansiyonlar, oteller var, evler var, bu evlerde yaşayan hastalar olabilir.

 

YETERSİZ ELEMAN

Dolayısıyla dikkat etmeniz gerekiyor. Bu nedenle tedbirleri yoğunlaştırdık. Eğer kapalıysa, yalıtımlar yapılmışsa ve ruhsatı varsa müzik yapmasına bir şey demiyoruz. Ancak bahçede yüksek sesle müzik yapanlar var, onunla ilgili gerekenleri yaptık. Ancak bahçeli bir kafede müşterilere hafif müzik sunuluyorsa yapılsın, buna itirazımız yok. Yeter ki başkalarını rahatsız etmesin ve belirli bir saatten sonra sona ersin. Kimseyi rahatsız etmeyenlere ses çıkarmıyoruz. Kaleiçi'nden başladı ama Lara'dan da şikayetler geldi, oralara da baktık. Burada sıkıntımız şu, Çevre Şehircilik Müdürlüğü'nün bu konuda yeterli elemanı yok. En güzel yöntem belediyelerle işbirliği yapmak ama belediyeler de çeşitli sıkıntılardan dolayı taraftar olmuyor.

G20’NİN EKMEĞİNİ YEMELİYİZ

G-20 sonrasında turizmcilerle bir araya geldiniz. Ardından bakanımız turizmcilerle bir toplantı gerçekleştirdi. Genel anlamda nasıl değerlendiriyorsunuz?

Benim turizmcilerle yaptığım toplantıda, ki biz bunu rutin olarak yapıyoruz, G-20'yi turizm promosyonlarında nasıl kullanabiliriz konusunu konuşmak istedik. G-20'yi başarıyla gerçekleştirdiysek bunun ekmeğini yememiz gerekiyor. 2016 Kasım'ında Çin'de yapılacak G-20'ye kadar, turizm promosyonlarında G-20 logosunu kullanalım dedik. Bunu mahalli idareler, basın kuruluşları ve kamu kurumları da kullanabilir. Bununla birilikte G-20 organizasyonunu yapan ülke, uluslararası her türlü organizasyona ev sahipliği yapabilir mantığından hareketle G-20'yi her yerde, tanıtımlarımızda telaffuz edelim.

ANTALYA’NIN ORTAK BAŞARISI

Nasıl yapıldığı, etkileri vb. gibi konuları anlatalım. G-20 Antalya'nın ortak başarısıydı. Bu başarıyı biz takdim edelim. Önümüzdeki dönemde yapılacak toplantılarda şüphesiz ki Rusya ile yaşanan kriz ve çözümlerine ilişkin konular tartışılacak. Kucağımızda bir sorun var ve bu sorunun turizmle bir alakası olmadığını belirtmek gerekiyor. Sorun Ortadoğu'daki yeni güç dengeleriyle alakalı. Bu durum Rusya kriziyle de sınırlı değil. Şu anda terör bağlamında yaşadığımız sıkıntıların birçoğu da bununla ilgili. Bunun neticesinde bardağı taşıran son damla uçağın düşürülmesiyse bundan Türkiye ekonomisi de Antalya ekonomisi de ciddi anlamda olumsuz etkileniyor. Biz daha ziyade Antalya olarak turizmcinin bundan en az etkilenmesini, yabancı turistlerin Antalya'ya kolay gelmesini sağlayacak önlemler almak zorundayız. Aynı durum tarım için de geçerli. Bizim bu dönemde yapmamız gereken mevcut turizm modelini gözden geçirmek. Ortada siyasi bir sorun var ve bu sorun o düzlemde çözülür. Ama bizim de yerelde bu dönemi en az hasarla atlatacak yöntemleri konuşmamız gerekiyor.

G20 İLE YATIRIM ALDIK

G-20 şüphesiz Antalya için son derece önemli bir organizasyondu. G-20'den sonra Antalya'da özellikle yatırım açısından ne değişti?

Antalya olarak G-20 münasebetiyle ciddi yatırım aldık. G-20 olmasaydı kısa vadede alamayacağımız ciddi yatırımları aldık. En tipik olanlar köprülü kavşaklar. Artık kesintisiz ulaşım yapılabiliyor. Serik'ten sonrası da planlanıyor. Taşkın koruma projeleri yapıldı. En küçük bir yağmur yağdığında su birikmesi olmayacak. Bununla birlikte güvenlik tedbirleri alındı, mobese sistemleri kuruldu. Bunlar Antalya'nın sürekli kullanacağı yatırımlar. EXPO için raylı sistem planlanıyor mesela. EXPO olmasa yakın zamanda gündeme gelecek bir konu değildi belki de bu. G-20 dolayısıyla ayrılan bütçe yaklaşık yarım milyar lira.

ANTALYA ARTIK G20 ÜLKESİ

Kundu ile Belek arasındaki mesafe 7 kilometreye düştü mesela. Bunlar önemli hususlar. Altyapı çalışmalarının çok ötesinde Antalya bir G-20 kenti oldu. Bunun pazarlamasını yapacağız çünkü bu Antalya için çok önemli bir şey. Antalya bu sınavı bütün unsurlarıyla başarıyla verdi. En ufak bir güvenlik sorunu olmadan atlatıldı, vatandaşların hayatını etkilemeden atlattık.

UZUN VADELİ SÜREÇ

Ankara’dan aldığımız bir bilgiye göre Antalya’da yapılmak üzere olimpiyatlara aday olmamızla ilgili konu var. Olimpiyatlar Antalya’da yapılır mı?

Antalya G20’nin en iyisi seçildi. Ardından da EXPO 2016’yı yapacağız. Bu durum Antalya için önemli referanslar. Olimpiyatlarla ilgili konu Ankara’nın gündeminde ancak bu çok uzun vadeli bir süreç. Antalya, olimpiyatlar için aday gösterilse bizler de gereken ne ise  yaparız.


Tarih: 29.12.2015 11:34