SALI SOHBETLERİ-3-: DAVUT ÇETİN
ANTALYA TİCARET SANAYİ ODASI BAŞKANI
Antalya Ticaret ve Sanayi Odası Davut Çetin, Antalya’nın en önemli sorununun tek çatı altında toplanamaması olduğunun altını çizdi. Herkesin ayrı ayrı tanıtım yaptığını söyleyen Çetin, “Ayrı ayrı tanıtımı yapılan ödemeyle 3 büyük fuar yaparız. Ortak hareket etmek zorundayız” dedi

SALI SOHBETLERİ-3-: DAVUT ÇETİN <br> ANTALYA TİCARET SANAYİ ODASI BAŞKANI


Salı Sohbetleri’nin konuğu olan Antalya Ticaret ve Sanayi Odası (ATSO) Başkanı Davut Çetin, kentin en büyük sorununun tek çatı altında hareket etmemesi olarak değerlendirdi. Antalya Tanıtış A.Ş.’den örnek veren Çetin, “Tek bir çatı altında Antalya olarak güçlü olsaydık, yapabilseydik kentimizi güçlendirdik. Antalya’yı ancak tek elden tanıtırız. Bunun için hala çalışıyoruz” diye konuştu.

BÜTÜN SEKTÖRLERİ TEMSİL EDİYORUZ

ATSO Meclisi konuşmalarınızda Antalya’da gündemi belirliyorsunuz. Konuşma metinlerinizi kim hazırlıyor?

Şimdi öncelikle şunu dile getirmek isterim ticaret odası başkanlarının kentle ilgili her türlü sorunu söylemesi gerekir. Çünkü biz bütün sektörleri temsil eden bir kurumuz. Bunları yaparken de odanın içinde bir ekip çalışıyor. Tek başına hiçbir başkanın bunu yapma ihtimali yok. Danışmanlarımız var, basın danışmanlarımız var. Ekonomi danışmanlarımız var. Oturup, beraber sohbet ederek, neleri konuşabileceğimizi belirliyoruz, konuşma metinlerini onlar hazırlıyor. Onun üzerine tekrar revize ederek, nasıl söyleneceğine, tabi burada söyleyen yüz olarakta ben olduğum için ben söylüyorum. Genelde bu odanın yönetim kurulunun başkanının görüşleri ve tamamen sektörleri ilgilendiren bizim söylediğimiz hiçbirşey muhalefet olsun diye veya burdan bir tepki alalım veya bişey yapalım diye değil.

DOĞRU BİLDİĞİMİZİ SÖYLÜYORUZ

Doğru bildiğimiz herşeyi söylüyoruz. Biz Antalya için çalıştığımız için Antalya’yla ilgili sorunları da direkt söylemekle mükellefiz zaten. Tabi bazen yanlış anlaşılıyor bunlar da. Herkes kendine göre yorumlayabiliyor. En büyük sıkıntımız da o zaten. Keşke eleştirileri bizim niçin yaptığımızı tam olarak anlasalar. Biz doğruyu bulmak için yapıyoruz hepsini. Onun için mümkün olduğu kadar da yapıcı eleştiriler yapıyoruz, siz de farkındasınızdır. Ama tabi yansımaları bazen farklı olabiliyor.

BİZİM ÜZERİMİZDEN SİYASET YAPIYORLAR

Bununla ilgili hiç sıkıntı yaşadınız mı? Çünkü insanlar medyatik kısmına da bakıyor. Davut Çetin neden bu kadar göz önünde. Neden hep manşetlerde diye?

Davut Çetin diye bakmayalım, Antalya Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı olarak bakmak gerekiyor. Davut Çetin diye bakarsak hiçbiri benim kendi görüşüm değil. Bunların hepsi ticaret sanayi odasının görüşleri. Benim de kendi bir görüşüm olabilir ama biz her zaman kendi görüşümüzü orada yansıtmıyoruz. Biz üyelerimiz için, üyelerimizin menfaati ne ise onlar için ne gerekliyse onu söylemeye çalışıyoruz. Tabi bunla ilgili sıkıntı yaşıyor muyuz? Bu ara yaşıyoruz. Söylediğimiz şeyler yanlış anlaşılıyor, çarpıtılıyor. Hep bu örneği veriyorum. Bundan 3-4 ay önceydi. Yüzde 58 karşılıksız çek oranında artış vardı. Mecliste bunu dile getirdik. Gazetenin biri çıktı, ‘Antalya’da çekler yüzde 58 karşılıksız’ dedi. Bu da tüm Türkiye’de haber oldu. Böyle bir haber Antalya’yı çok ciddi sıkıntıya sokar. İstanbul’da bir iş adamı olsam ve Antalya’ya mal satıyor olsam, Antalya’daki çeklerin yüzde 58’i karşılıksız diyen bir ticaret ve sanayi odası başkanı varsa o kentten mal satmam. Halbu ki 3 küsürdü. Yüzde 4,80- 4, 90’lara çıkmış. Yüzde 58 artmış dedik ama maalesef çarpıtırılarak söylenebiliyor bazen. Bizim üzerimizden siyaset yapıyorlar yani.  

2016 EKONOMİ RAPORU HAZIRLIYORUZ

Çetin Osman Budak döneminde 2023 vizyonu belirlenmişti, hangi aşamadayız şu an?

2023 vizyon kitapçığı hala önümüzde duruyor. Bu sene onunla ilgili tekrar yeni bir çalışmaya daha başlıyoruz. Biraz daha geliştirmek için. 2-3 senedir ekonomik rapor çıkmamıştı. Biz hazırlıyoruz ekonomik verileri yeniliyoruz ama tekrar şimdi, tarımda, turizmde, sanayide, ticarette ekonomik rapor 2016 hazırlayıp, tüm detayları 2023 vizyonunu tekrar revize ederek devam edeceğiz. Yani o çokta üstünde oynanacak bir şey yok. Çünkü 2023 yolunda giderken o kitapçık ciddi anlamda yol gösteriyordu. Hatta biliyorsunuz hem yerel seçimlerde, hem genel seçimlerde siyasetçiler, Antalya’da yapacağı faaliyetler için de çok ciddi oradan faydalandılar.

ÖRNEK PROJE ATSO’DAN

Her Köye Bir Otel Projeniz var. Bu proje hangi aşamada?

Biz köyleri belirledik derken katkı verilecek köyleri de Antalya’nın tüm köylerinin analizini yaptık. Hangi köye yapılabilir. Hangi köyler daha önceliklidir. Hangi köyler istekli. Bazı köylerde istemeyenler de var. Bizim buraya hiç girmesin diyenler de var. Projenin amacı ilk çıkarken keşke her otele bir köy diye başladı ama işe son bir 15-20 köy de örnek olarak başlayalıma geldi. AKTOB’a verdik. AKTOB kendi arasında değerlendirip, otellerle köy eşleşmesini bekliyordu 5-6 aydır. Bu da şuana kadar turizmdeki sıkıntıdan dolayı bir taraftan ruble krizi, bir taraftan uçak krizi derken, otelciler çok sıcak bakmıyor gibi. Biraz da tam anlamıyla ne yapacaklarını bilmiyorlar o köyde. Biz şimdi karar aldık 2016’nın hedeflerini açıklarken önümüzdeki ay mecliste de söyleyeceğim. Bir tane örnek köy kendimiz yapacağız Antalya Ticaret ve Sanayi Odası olarak.  Bir köye 2. ya da 3. ayda başlarız muhtemelen.

Ne yapacaksınız?

O köyün gelişmesiyle ilgili. O köye ne ihtiyaç varsa. Önce oradaki ihtiyar heyeti derdi ki; eskiden muhtarıyla, önde gelenleriyle görüşüp o köyle ilgili neye ihtiyaç varsa belirleyip önce onu yapmak lazım. Biraz da bizim hedefimiz turistin oraya girmesi. Köylerde pazar yaratabilirsek, köylünün satışını sağlayabilirsek, orada üretileni o otelde tüketebilirsek, köydeki genci otelde istihdam edebilirsek, otele gelen turistlere de bu köy bizim sosyal sorumluluğumuz olarak bu şekile getirdik diye gösterirse otele de ciddi bir şekilde prestij kazandıracaktır. İlk köyü yaptıktan sonra örnek gösterip, neler yaptığımızı anlatacağız. Biraz da maliyetinden korkuyor tabi arkadaşlar. Ne kadar paraya mal olur, ne istenir? Çok büyük maliyetler yok. Biz burada belediyeyi, valiliği de devreye sokarak aslında bakanlığın projesi olması lazım. Biz bu projeye çalışırken geçen sene Hollanda Tarım Müşaviri geldi. Büyükelçi’yle beraber. Ben kırsal kalkınmadan bahsederken, biz de de bununla ilgili sizin Tarım Bakanlığı’yla bir çalışma yapıyoruz dedi. Şimdi bir çalışma var. Biz burada kendi kendimize debeleniyoruz. Yapalım diye. Bizim önümüzü açacak bu tip projelere ihtiyaç var. Bakanlığın bunlara birazcık destek vermesi gerekiyor. Yakın bir bölgede belirleyebilirsek şu Döşemealtı, Aksu bölgesi gibi. O bölgelerden bir köyü örnek olarak bitireceğiz. Ondan sonra da o örneğin üzerinden otellerle birleştirmeye geçeceğiz.

MESLEKİ EĞİTİM SİSTEMİ DEĞİŞMELİ!

Eğitim sistemiyle ilgili ne düşünüyorsunuz?

Biz hep teorik bilgilerle gidiyoruz. Bir tek endüstri mesleklerin son sınıfında okul-sanayi işbirliği yaparak 6 ay boyunca haftada 3 gün sanayide, 3 gün atölyelerde eğitiyorlar. Bu eğitimin pratik bilgiyi öğrenme açısından faydası var. Ama o öğrenciler liseden sonra hepsi üniversitede eğitime devam ediyor. Tam ara eleman yetiştiriceksiniz, Elemanı yetiştiriyorsunuz. Benim kendi şirketimde bugüne kadar 50 stajyer yetiştirdim. Bende kalan eleman yok. Çünkü hepsi üniversiteye geçti. Bu sistemin değişmesi gerekiyor, öncelikle. Baktığınızda yüzde 30 yüksek öğrenimli işsiz var. Bu lisede yüzde 20, ilköğretimde yüzde 16’lara düşüyor. Demekki biz okutarak iş sahibi yapamıyoruz.  Yüksekokul mezunlarında ciddi sıkıntı yaşıyoruz iş bulmakta. Çünkü adam haklı olarak ben üniversite mezunuyum diyor, her türlü işi kabul etmiyor. Antalya Kültür Sanat’tan örnek vermiştim daha önce. Kafede, satış ofisinde ve bilet satışta 3 tane arkadaş çalışıyor. Biri radyo televizyoncu, hediyelik ofiste çalışıyor. Bir tanesi kostüm tasarımcısı, yüksek lisanslı kafede çalışıyor. Bilet satıştaki ise, güzel sanatlar mezunu, yüksek lisansını yapmış biri. Buralara bile yüksek lisansını yapmış öğrenci buluyoruz. Ve ücretleri de çok yüksek değil. Asgari ücretin yüzde 20-30 daha üstü. Meslek lisesi tarafından sektöre yetiştirip ve ondan sonra da üniversiteye devam etmemesi gerekiyor. Onun için mesleki eğitimin artk özel sektörle beraber yapılması gerekiyor. Nerede eksik varsa ona göre yönlenmek gerekiyor.

ARA ELEMANI BİZ YETİŞTİRELİM

Hükümet programı gerekmiyor mu, yığılmaların önlenmesi için?

Kesinlikle gerekiyor. DEİK’te Başbakan açıkladı da o yüzden ben de açıklama yaptım.  Artık özel sektörle mesleki eğitimi beraber yapmamız, gerekiyor diye. Biz bunu Odalar Birliği tarafında 3-4 senedir söylüyoruz. Endüstri meslekleri bize devredin, diye… İldeki ticaret sanayi odaları endüstri meslekleri yönlendirsin, yönetimini yapsın. Oraya verilen bütçeler bize verilirse biz çok daha iyi ara eleman yetiştiririz. Birazcık özel sektör mantığıyla oradaki daha çok bürokrasi ve milli eğitimin kendi mantığıyla gidiyor. Biz de tabi bağımsız yapalım demiyoruz ama yönetimini odalara bırakırlarsa çok daha farklı bir yere gelir bu iş. En büyük işsizlikte gazeticilik mezunlarında var. Hiçbir sektörde çırak yok. Turizm sektöründe 200 bin kişi çalışıyor. O ortam biraz daha hareketli geliyor gençlere. Turizm olduğu için de Antalya’da ara eleman bulmamız çok daha zor. Orada çalışanlar daha sonra dönüp, ne sanayide çalışıyor, ne organizede çalışıyor, ne serbest bölgede çalışmak istiyor. 30 yaşından sonra da ortaya işsiz bir dünya adam çıkıyor. Antalya’ya özel bir durum bu.

AKS ÇARŞI ESNAFINI HAREKETLENDİRDİ

Antalya Kültür ve Sanat Merkezi’ni (AKS) açarak nokta atışı yaptınız. Sanatla ilgili, başka projeleriniz var mı?

Odanın bütün hedefeleri kültür sanat değil. Ama bu hem Antalya’nın kültürüne, sanatına ve eğitimine katkı verdi. Şimdi eğitim yuvası orası. Şimdi eğitimle ilgili tarafına daha ağırlık veriyoruz. Sergiler geliyor. Bundan sonraki sergi de yine Picasso ayarında bir sergi olacak. EXPO’ya bağlı olarak Mart’ın 15-20 arasında açacağız. Andy Warhol geliyor ondan sonra. Her zaman bu seviyede tutmak da çok zor orayı. Her zaman böyle sanatçılar bulmak, ciddi anlamda masraflı. Ana amacı şehrin merkezindeki ticarete katkı koymaktı. İkincisi de eğitim. Orada 4-7 yaş grubu, 7-11 yaş arası eğitim var. ATSO Akademi’nin yetişkin eğitimleri devam ediyor. Bugüne kadar herhalde 2 bin kişi ATSO Akademi’de eğitime girdi. Milli Eğitim’le ilgili bir protokol yaptık. 26 okul sabahları 20 öğrenci gönderiyor, sergi nedir, sergi nasıl gezilir onlar öğretiliyor. Bu uygulama çocukların sanata eğilmelerine vesile olacak. Önümüzdeki yıl 70-80 okula çıkarmak istiyoruz. Şimdi eğitim ve konferanslara ağırlık vererek her ay bir konferans yapacağız. En önemlisi çarşı esnafına AKS sayesinde hareket geldi.

TANITIM A.Ş. SAHİPLENİLMEDİ

Antalya Tanıtım A.Ş. diye önemli bir şirketimiz var. 2011 yılında kurulan şirket yapısında Antalya Ticaret ve Sanayi Odası, Büyükşehir Belediyesi, AKTOB, Manavgat Odası, Alanya Odası, Ticaret Borsası var. Eğer bu şirketin gelirleri tamamlanabilseydi, destek alabilseydi, tanıtımlar bu şirket aracılığıyla yapılabilecekti. Fakat şirket Antalyalı tarafından sahiplenilmedi. Biz sahiplendik, AKTOB sahiplendi. Sonra şirkete herhangi bir gelir kaynağı yaratılamadı. Bu şirketin benim düşüncemle en az 15-20 milyon TL geliri olmalı ki; çıkıp, Antalya’yı tek başına tanıtabilsin. Alanya’sından Kaş’ına kadar…

Hissederların ödemeleri yok mu?

Yok. İlk sermaye ödemeleri var. 2 milyon sermayeli bir şirket bu. 1 milyonu ödenmiş bir şirket. Zaten çalışanların maaşıyla anca dönüyor. Bununla ilgili buraya bütün kurumların elini taşın altına koyup, destek vermesi gerekiyordu. Bu şirket canlı olabilseydi, gelirleri yüksek olabilseydi tek amacı Antalya’yı tanıtmaktı.

Siyasi kaygıdan dolayı mı insanlar içinde var olmak istemiyor? AKTOB ve ATSO dışındakilerin yanaşmama sebebi ne?

Her bölge kendini tanıtmaya çok hevesli. Side gidiyor kendini tanıtıyor, Alanya gidiyor kendini tanıtıyor, Manavgat gidiyor kendini tanıtıyor, Kaş gidiyor, Kemer gidiyor… Bu tabi sadece turizm fuarı da değildi. Antalya tanıtılacaktı. Antalya’da üretilen ürünler de tanılacaktı, Antalya’nın sanayisi de tanıtılacaktı. Antalya’da bir yat sektörü var şu anda en çok gelişen sektörlerden biri. Üretilen yat tanıtılacaktı. Ama geldiğimiz noktada herkes kendi özel tanıtımı çabasında. Tek bir çatı altında Antalya olarak güçlü olsaydık, yapabilseydik ki çalışıyoruz hala oraya, önümüzdeki günlerde tekrar görüşeceğiz. Burayı güçlendirip Antalya’yı tek elden ancak böyle tanıtırız. Bunun yanında biz de araştırıyoruz. Antalya Tanıtım Ofisi Ekonomi Bakanlığı’yla görüştüm. Şu anda desteklerde bir sıkıntı var. Destek veriyorlar ama 100 bin dolara kadar kirada destek veriyorlar. 150 bin dolar da tanıtımda destek veriyorlar. Onu da yüzde 60’da sınırlı tutuyorlar. Onun üstünü siz harcayacaksınız.  Geçen ay Dubai’deydim. Dubai’de ki model bize benziyor. 12 milyon turist alıyor. Ama Dünya’nın ‘en’lerine hedef koymuşlar.  En büyük dönme dolabını yapıyorlar şimdi. En yüksek kulesini yapmışlar. ‘En’lerle Dubai’yi Dubai yapıyor. Bir de dünyanın bütün markaları serbest bölgede. Bizim mesela oraya gidip tanıtım ofisi açsak, hem tarım ürünlerimizle hem de alternatif turizm olarak buraya çalışma yapabiliriz. Çünkü o bölgede potansiyel var. Ordaki ticaret ateşesiyle görüştüm. Burda bir tanıtım ofisi kurulsa, devamlı yaşayan biri olsa Antalya’nın ürünleri sanayisinde üretilen tarımında üretilen burada satılırsa numune istiyorlar diyor. O numuneyi koyabilmek için de bir ofis olması lazım. Ticaret ateşemiz var ama tüm Türkiye’nin ticaret ateşisi Dubai’de. Hangi birine yetişsin. Ama biz Antalya olarak ofis açarsak, Ekonomi Bakanlığı’nın desteğiyle orada Antalya’nın ürünlerini tanıtabiliriz. Bir dünya sıkıntısı var ama birkaç destinasyonda artık bizim artık elimizi taşın altına koyup, bunları becerebilmemiz lazım. Bunun için de devlet desteği ihtiyacı var.

Bütçe ve planlama durumlarında işbirliğinde mi sorun yaşıyorsunuz?

Berlin Fuarı’nda Antalya’dan tek tek stant açmış otellerde dahil belki 150 tane işletme var. O 150 tanesi orada harcadığı parayı bir yere koysa biz 3 fuar yaparız. Daha az para harcayıp, daha ciddi bir tanıtım yaparız. Ama bu ferdi tanıtımlardan bir vazgeçip artık destinasyon olarak Antalya’yı tanıtmamız lazım. Ama herkes Antalya’yı tanıtırken merkez mi kaldı, Side unutuldu mu, Alanya eksik mi kaldı diye bir handikap var. Halbu ki böyle bir şey olmamalı.


ATSO BAŞKANLIĞI’NA ŞU ARKADAŞ DAHA İYİ YAPAR DERLERSE, O DEVAM EDER…

1 yıl sonra ATSO’da seçim var. Ama şimdiden bazı gruplar çalışmalara başlamıy. Bununla ilgili bildikleriniz var mı? Bir diğer soru siz bugüne kadar güçlü bir ekip olarak bakılıyorsunuz. Çetin Osman Budak, Ali Çandır, Ali Bahar ve siz. Ama Ali Bahar’ın gönlünün ticaret odası başkanlığında olduğu ve Sayın Budak’ın da buna izin vermediği noktasında. Böyle bir durumda sizin tavrınız ne olur?

Tam net değil seçim tarihi. 1-1,5 sene var.  Biz bugüne kadar hep ekip olarak geldik. Bizim ekip kendi içinde değerlendirir, kimin başkan olacağına karar verir. Bu Çetin Bey’in döneminden beri gelen o zaman da biz 5-6 kişiydik. Bir karar aldık ‘Budak’la yürüyeceğiz’ dedik, öyle yürüdük. Ondan sonraki dönem bana görev verdiler, ben devam ettim. Bundan sonraki dönemde de arkadaşlarla konuşuruz. Eğer devam et derlerse, ben ederim. Yok şu arkadaşımız daha iyi, yapsın derse, o devam eder. Ama şu anda herhangi bir görev tartışmamız yok.


Tarih: 12.01.2016 12:01