Bugun...
Reklam
Reklam


SALI SOHBETLERİ-7-: ALİ BAHAR, ANTALYA OSB BAŞKANI
Salı Sohbetleri’nin bu haftaki konuğu Antalya Organize Sanayi Bölgesi (OSB) Başkanı Ali Bahar oldu. Bahar, OSB içinde yaşanan ilklere ve eğitime verdiği öneme kadar bir çok konuda kamuoyunu aydınlatıcı bilgi verdi.

SALI SOHBETLERİ-7-: ALİ BAHAR, ANTALYA OSB BAŞKANI
+ -
Reklam

KENDİ GÖBEĞİMİZİ KENDİMİZ KESİYORUZ

OSB’den büyük ailem diye söz eden Başkan Ali Bahar,  sanayicinin anlık çözümlere ihtiyacını olduğunu ifade ederek,Kendi göbeğimizi kendimiz kesmek istediğimiz için hızlı çözümler üretiyoruz” dedi

Salı Sohbetleri’nin bu haftaki konuğu Antalya Organize Sanayi Bölgesi (OSB) Başkanı Ali Bahar oldu. Bahar, OSB içinde yaşanan ilklere ve eğitime verdiği öneme kadar bir çok konuda kamuoyunu aydınlatıcı bilgi verdi. İşte, Ali Bahar’ın anlattıkları:

SANAYİCİ BİZİ BURAYA BAŞKANLIK YAPALIM DİYE OTURTMADI!..

Göreve geldikten sonra OSB tasarruf etmeye başladı. Bunun nedeni doğru yönetim mi? Yoksa siz yönetim anlayışını mı değiştirdiniz?

OSB’de yönetim anlayışıyla oluşmuş değişiklikler yok. Çünkü bu yönetimler bir öncekinin devamı şeklinde. Biz devamlılığa inanıyoruz. Uzun yıllardır orada çalışmış olmanın getirdiği bilgi birikimi, işlerimizi en iyi şekilde yapmamıza vesile oluyor. Bizi, buraya sanayici başkanlık yapalım diye oturtmadı. Kendisini temsil etmemiz için oturttu. Para da sanayicinindir ve biz onları temsil ediyoruz. Dolayısıyla hem hizmetleri yerine getirmemiz, hem de tasarruf sağlamamız gerekiyor. Bunu da başardığımıza inanıyorum. Tabi tasarruf yaparken dengeyi de korumak gerekiyor. Aynı zamanda da farklı projelere de imza atıyoruz. Yalnızca doğal afetlerle mücadele timimiz  2012 yılından bu yana 500 olaya müdahale etti. Bu da bizim hem yakın bölgelerimizle olan barışıklığımızı, hem tasarruf yaptığımızı, hem de yatırımlarımıza devam ettiğimizi gösterir. OSB’nin kuruluşundan itibaren gelen her yönetim çok ciddi işler yapmış. Hepsine teşekkür etmek gerekiyor. Biz de onların devamını getirmeye çalışıyoruz.

BAKANLIK DESTEKLİ İLK YURTDIŞI GEZİLERİ DÜZENLEDİK

Son zamanlardaki en büyük sıkıntımız kriz. Bu dönemde yurtdışı gezileriniz oluyor. Bu gezilerin amacı nedir? Amacınıza ulaşabiliyor musunuz?

Türkiye’de pek çok yerde kriz oluyordu ancak Antalya bundan etkilenmiyordu. Bizim OSB olarak gerçekleştirdiğimiz yurtdışı gezileri Türkiye’de Ekonomi Bakanlığı destekli alınmış ilk yurtdışı gezileridir. Bu geziler Türkiye’de ilk defa bir organize sanayi tarafından hak edilmiş gezilerdir. Bu gezileri de biz kendi paramızla yapmıyoruz. Yaklaşık yüzde 60’ını Ekonomi Bakanlığı hibe ediyor. Bu geziler süresince fuar çalışmaları, ticari heyet başarıları, geri dönüş ilişkileriyle birlikte bu hibe yüzde 90 seviyesine çıkabiliyor. Dolayısıyla bu geziler çok önemli çünkü geri dönüşleri çok doğru geliyor. Gittiğimiz yerlere ihracat yapmaya başlıyoruz. Bu gezilere yalnızca yurtdışı gezisi olarak bakmamak gerekiyor. Orada gittiğimizde pek çok şey görüyoruz. Ticaret heyetlerimiz çok güzel karşılanıyor. Fakat yeterli değil. Çünkü ticaret git-sat-gel operasyonu değildir. Ticaretin devamlılığı vardır. Oradaki ataşeliklerimizin buradan giden ticari heyetlere sonrası için devamlılık kazandırması gerekiyor. Buradan giden heyetlerimizin daha sonrasında o alana yayılması için oradaki istihdam edilen kişi sayısı, insan kaynakları yeterli düzeyde olmalı ki bu satışlar sonrasında devamlılık içersin. Sekiz ana sektörümüz var. Bu sektörleri tek tek yurtdışına götürmeye çalışıyoruz. Daha önce Dubai’ye gittik, gıda sektörünü götürdük. Nisan ayında Milano’ya gideceğiz, ahşap sektörünü götüreceğiz. Bütün sektörleri bu ekonomik heyet başlığı altında toplamaya çalışıyoruz. Gittiğimiz yerlerde de firmalarımızın o ilişkiyi devam ettirmesini sağlıyoruz.

ANTALYA’NIN DİNAMİKLERİ KRİZLE BAŞ EDEBİLİR GÜÇTE

Sizin bugün yaşanan krize bakış açınız nasıl?

Antalya bugüne kadar hiç kriz yaşamadı. Turizm, tarım ve gelişen organize sanayi gibi elimizde kocaman değerler var çünkü, elimizde. Antalya’da olmayan kriz şimdi kendi güçlerinin üzerindeki kriz olarak karşımızda. Antalya’nın tüm dinamiklerinin bununla baş edebileceğini düşünüyorum. Biz burada sadece boş işlerle uğraşmadık. Burada tarım yapan insanlar AR-GE ve inovasyonlarına önem verdiler. Antalya’daki yatak sayısı gibi dünyada çok az yerde yatak sayısı var. Genç otellerimiz var. Bu nedenle Antalya’nın dinamikleriyle bunun altından kalkılabileceğini düşünüyorum. Enseyi karartmamak gerekiyor. Bizim yapmamız gereken turizmi şehrin içiyle özdeşleştirmek. Bunun için de ulaşım sorununu çözmekten başa çaremiz yok. Antalya’nın merkezini kolay ulaşılabilir hale getirmemiz gerekiyor. Yurtdışında çoğu bölgede bizim köy dediğimiz onların banliyö dediği yerlere trenle ulaşım sağlanabiliyor. Biz hala köyde insanı nasıl tutarız diye düşünüyoruz ama köyde doğan her çocuk 17-18 yaşına geldiğinde köyden kaçıp, şehirde yaşamak istiyor. Rüzgara karşı koşmaya çalışıyoruz. Biz bu ulaşımı köylere kadar taşımalıyız ki oralar banliyö haline gelsin, ulaşım sağlanabilsin, hem orada hem burada istihdam sağlanabilsin. Siz ancak böyle tutabilirsiniz insanları yerleşik oldukları yerde. 

OSB İÇİNDE İLK MESLEK LİSESİ AÇAN BİZİZ

Organize Sanayi olarak eğitim birimi kurdunuz ve çeşitli eğitimler vermeye başladınız. Bu birim OSB’ye ne kazandırdı?

Biz göreve geldikten sonra hiç olmayan şeyler kurduk. Gelir gelmez Eğitim birimini kurduk. Buna çok önem veriyoruz çünkü eğitim her şeyin başı. Şu ana kadar 945 adet sertifika verdik. Bir sanayici diğeriyle bir tornacı için kavga edebiliyordu ve bu husumet yaratıyordu. Biz bunu eğitimle engelledik. Eğitim başlıklarını anketlerle belirliyoruz. 2016 için belirlediğimiz 45 eğitim başlığımız var. Türkiye’de bir organize sanayi bölgesi içerisinde meslek lisesi açan ilk bölge de biziz. Kendi göbeğimizi kendimiz kesmek istediğimiz için bu çözümleri yaratıyoruz. Çünkü sanayicinin hızlı çözüme ihtiyacı var. Onun için diyaloga çok önem veriyoruz. Çünkü bugün artık makinaların iletişiminden bahsediyoruz.

ELEMANLARIMIZI EĞİTİMLE NİTELİKLİ HALE GETİRİYORUZ

Antalya’nın turizm kenti olmasından da kaynaklı olarak organize sanayiden turizme giden eleman sayısı fazlaydı. Bu eğitimlerle bunun önüne geçilebilir mi?

İŞ-KUR ile bir anlaşmamız oldu. Protokol imzaladık. İnsan kaynakları bölümümüzü ciddi anlamda geliştirdik. CV topluyoruz ve sanayicilerimize iletiyoruz. Turizme kaçma olayı biraz azaldı çünkü organize sanayide yetişen elemanlar sertifika aldıkça, eğitim gördükçe aranılan eleman haline geliyor. Bir eleman vasıfsızsa kaçar. Eğer vasıflı bir elemansa, temeli sağlamsa, değeri varsa kaçmaz. Biz o insanlara vasıf kazandırmaya çalışıyoruz. İşin sırrı da burada. Biz eleman sıkıntısı var demiyoruz, nitelikli eleman sıkıntısı var. Elemanlarınıza nitelik kazandırırsanız, kaçmalar azalır. Biz bunu başarmaya çalışıyoruz.

BUDAK GİBİ İNSANLARA DAHA FAZLA İHTİYACIMIZ VAR

Sizden önce OSB Başkanlığı yapan Çetin Osman Budak CHP’de Genel Başkan Yardımcısı oldu. Siz de bir ekip olarak algılanıyorsunuz. Siyasi kimlik sizin için artı veya eksi bir durum oluşturuyor mu?

Memlekete hizmet etmenin yeri yoktur. Memlekette biri bir yere seçildi diye ceza çekmesi söz konusu değildir. Biri çok çalıştığı için yüksek mevkilere gelir. Çetin Osman Budak da benim gördüğüm en çalışkanlar insanlardan biridir. Dolayısıyla hangi göreve gelmiş olursa olsun Türkiye için çok büyük bir faydadır. Bana asla eksi yazmaz, ancak övünç kaynağım olur. Antalya’mızdan, burada gerek sosyal gerek kültürel anlamda hizmet vermiş hangi kardeşimiz, hangi göreve giderse gitsin bize eksi kazandırmaz, artı kazandırır. Bu tip insanlara çok fazla ihtiyaç var.

SOSYAL TESİSİMİZ ORTAKLIK KÜLTÜRÜNÜ GELİŞTİRECEK

OSB’nin içine neden bir sosyal tesis açma ihtiyacı hissettiniz?

Türk insanı çok kolay beton bir yapı yapabiliyor ama içini doldurmakta hızlı davranmıyor. Biz organize sanayide yaptığımız her yapıda eser bırakma mantalitesinde hareket ediyoruz. Otelimiz de büyük bir otel değil çünkü biz oraya gelen misafirlerimizi çoklu şekilde ağırlamak istemiyoruz. Antalya’ya gelsinler, şehrin içinde yaşasınlar istiyoruz. Ancak organize sanayiye yurt dışından çok fazla misafirimiz geliyor ve sadece 2 gün kalıyor. Kaldığı süre içinde de çok fazla çalışıyor ve hemen başka bir ülkeye gitmesi gerekiyor. Bizim otelimiz 5 yıldızlı ayarında ve 30 odalıdır. Restoranı, kafesi, yüzme havuzu, fitness centerı olan bir oteldir. Çünkü sanayicinin buradaki komplekste birbiriyle ortaklık kültürünü geliştirmesini istiyoruz. Organize sanayideki iş adamları o kadar çok şeyle uğraşıyor ki, biz burada yorgunluğunu atsın istiyoruz. O nedenle böyle bir yapı hazırladık. Açılış için de Mayıs ayını düşünüyoruz. Şahsım için söylüyorum ki, oradaki eser yapılan bina değil önündeki 6 dönümlük orman alanı. Çünkü biz en yeşil organize sanayilerden biriyiz. Otelin önündeki o ormanlık alan beni çok mutlu ediyor çünkü kalıcı. Her sanayicimiz için oraya bir ağaç dikeceğiz. O ağaç büyüyecek, o kişinin çocuğu, torunu olacak. Oradaki ağacı görecek. Bu tarif edilemez bir mutluluk.

BANKALAR MAKİNE DEĞERLERİNE BAKMALI

Krizden sonra bütün sektörler harekete geçti. Özellikle bankalarla görüşmelerde teşvik söylemleri ortaya çıktı. Bunun ilgili sizin bankalarla yaptığımız bir görüşme var mı?

Burada bir sıkıntı var. Ülkede her eline mikrofonu alan ar-ge ve inovasyon diyor. Bugün bir bankayla, bir sanayici konuştuğunda, banka teminatla finanslandırma konusunu gündeme getiriyor. Bugün bir fabrikanın bina değeri 10 lira olabilir ama içerisindeki makine değeri 20 lira. Siz ar-ge ve inovasyonu binayla yapabilir misiniz? Bunu ancak teknolojik gelişmeler gelişmiş makinalarla yapabilirsiniz. Ancak makineler finanslandırılmıyor. Bence en büyük sıkıntı bu, bunun çözülmesi gerekiyor. Bununla birlikte ekspertiz sistemine de çözüm bulunmalı. Çünkü eksper geliyor 10 liralık yere 7 liralık değer biçiyor. Bunların hepsi yanlış. Devletin bu mevzuata el atması gerekiyor. Türkiye zaten finansman anlamında sığ bir ülke. Buna bu mevzular da eklenince sığlık artıyor.

ARITMAYA ARITILMIŞ ATIK VERİYORUZ!..

OSB giderek genişliyor. Coğrafi anlamda da çok güze bir yerde bulunuyorsunuz. Yeraltı sularına yakın bir bölgedesiniz. Nasıl koruyorsunuz bu yer altı kaynaklarını?

Biz bu işi çok iyi götürüyoruz. Sıfır sorunla götürüyoruz. Çünkü en çevreci organize sanayi ödüllerimiz var. Arıtma anlamında bir ilki yapmış durumdayız. Çamur kurutma tesisini kurduk. Bu tesisle riski sıfıra indirdik. Bizim atığımız kurutma sistemi sayesinde doğaya hiçbir sorun yaratmayacak şekilde, sonrasında yakılma kaydı şartıyla veriliyor. Yeraltından su almışlığımız, su vermişliğimiz yok. Direk olarak arıtmamızdan ASAT’ın arıtma tesisine veriyoruz. Dolayısıyla bizim burada herhangi bir sorunumuz yok. Türkiye’nin en ucuz suyunu veriyoruz organize sanayiye.

OSB NE OLURSA OLSUN CAZİBE MERKEZİDİR

Kaç personeli var OSB’nin ve bu personel OSB için yeterli durumda mı?

12 bin civarında çalışanımız var şu anda. Bu grafik çok hızlı yükseliyordu ancak son zamanlardaki olaylar nedeniyle yatırımın ürkekleşeceğini tahmin ediyoruz. Fakat hala organize sanayiye 220 parsel almak için başvuru var. Antalya ne olursa bir cazibe merkezidir.

KENTLE İLETİŞİM İÇİN BASIN BİRİMİMİZİ KURDUK

OSB’ler genellikle kapalı bir kutudur. Ancak siz basın biriminizle kentle kaynaşma noktasındasınız. Siz nasıl bakıyorsunuz bu duruma?

Kurumlar Antalya’da yerlerini kuruyorlar, etraflarına duvarları örüyorlar ve orada yaşıyorlar. Böyle birçok kurum var ama biz böyle olmak istemiyoruz. Bizim sanayicimiz fabrikasından çıktıktan sonra şehrin içinde rastlanabilen insanlar. Siz onları ismen tanıyorsunuz ama firmalarını bilmiyorsunuz. Onları firmalarıyla da tanıyın diye basın birimimizi kurduk. Bu konuda gayet başarılı bir şekilde ilerliyoruz. Çünkü toplumun katmanlara ihtiyacı var. Antalya’nın da sanayici katmanına ihtiyacı var. Toplumda değişik katmanlar olmazsa o toplum nefes alamaz. Basın birimimiz gerekli faydayı bu anlamda yaratıyor.

SANAYİCİNİN SORUNLARINA ÇÖZÜM ÜRETİYORUZ

İstanbul gözüyle bakıldığında Antalya taşra olarak algılanıyor. Ancak ciddi büyük firmalarımız var. Bu büyük firmaların artması için neler yapılabilir?

Bunu arttırmak sadece bizim yapacağımız bir şey değil. Firmaların iç dinamikleriyle alakalı. Biz yalnızca onların önüne çıkacak pürüzleri temizlemekle mükellefiz. Bunu da elimizden geldiğince yapıyoruz. Ben ilk seçildiğimde kullandığım kelime ‘büyük ailem’dir. Bugün bizim yönetim kurulumuza o kadar farklı sorunlarla gelme samimiyetini gösterebiliyorlar ki, tapu olsun belediyeyle ilgili sorunları çözme noktasında yardımcı oluyoruz. Çok da başarılı oluyoruz. Çünkü sanayicinin anlık çözüme ihtiyacı vardır.






YORUMLAR

Henüz Yorum Eklenmemiştir.Bu Haber'e ilk yorum yapan siz olun.

YORUM YAZ



İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER HABERLER
FOTO GALERİ
ÇOK OKUNAN HABERLER
VİDEO GALERİ
YUKARI