Bugun...
Reklam
Reklam
BİRLİK, BERABERLİK VE ÇOK SESLİLİK


Abdullah YALÇIN
abdullah@abmedya.com
 
 
Reklam

“Bir elin nesi var, iki elin sesi var” demiş atalarımız.

Bu atasözü sadece bir insanın gücünün yetmediği yerde başka ile işbirliği yapması anlamına da yetmez. Düşünceler, fikirler, çok seslilik, katılımcılık anlamı da taşır.

Kentler ve ülke yönetimlerinde de nasıl ki katılımcılık, çok seslilik söyleniyorsa, işte bu atasözünden yola çıkılarak söylenmiştir.

Irk, din, dil, mezhep, cinsiyet demeden ayrımı yapmadan her kesimin düşünce ve fikirlerini almak adına katılımcılıkla yönetimi güçlendirmek gerekiyor.

Demokrasinin güzelliği de bundandır zaten.

“Her şeyi ben bilirim, tek başıma istediğimi yaparım” mantığının hiç kimseyi başarıya götürmeyeceği açıktır ve bu zihniyete karşı da birlik ve beraberlik içinde hareket etmek gerekir.

Dini ve milli bayramlarımızda aynen böyledir.

Her ne kadar özellikle milli bayramların itibarsızlaştırılmaya, önemsizleştirmeye yönelik adımlar atılmak isteniyorsa, her zaman milli bayramlar birlik ve beraberliğin sembolü olmuştur.

Bunu da her yıl, 23 Nisan, 19 Mayıs, 30 Ağustos ve 29 Ekim gibi bayramlarda aleni bir şekilde görüyoruz.

Ülkelerin birlik ve beraberlik içinde olması, 7’den 70’e herkesin kucaklaşarak huzurlu ülkede yaşamayabilmesi için o ülkenin iyi bir demokrasisi, çok iyi bir hukuk devleti ile kalkınarak güçlü olması gerekir.

 

*****

 

Bir ülkenin kalkınmasındaki en büyük etkenlerden biri de kültür ve sanattan geçer.

Antalya, yıllar itibari ile tarım ve turizmden sonra kültür ve sanat kenti oldu. Piyano Festivali’nden Opera ve Bale Festivali’ne, Film Festivali’nden Tiyatro Festivali’ne kadar birçok festivallere evsahipliği yapmıştır.

“Devlet Tiyatroları, Antalya Uluslararası Tiyatro Festivali” önceki gün IV. Murat oyunu ile başladı.

17-27 Mayıs tarihleri arasında devam edecek olan festivale sanatseverlerin ilgisinin yoğun olacağını benim de gittiğim IV. Murat oyununda gördüm.

Oyunu izlerken, Osmanlı döneminde yani IV. Murat döneminde düşünce özgürlüğünün nasıl yok edildiğini istendiğini, biat kültürünün ve yasakların nasıl getirildiğini, en yakınındaki insanların nasıl kellerinin uçurulduğunu ve bunları da ‘her şeyi halkım için yapıyorum’ adı altında aslında ‘tek adamlık hırsı’ ile yapıldığını düşündüm.

‘Tek adamlık hırsı’nı Irak’ta, Suriye’de, İran’da vs. Ortadoğu ülkelerinde de görüyoruz.

Bu tür ülkelerde ise birlik ve beraberlik, hoşgörülük, çok sessizlik ve katılımcılık ilkeleri kesinlikle olmamıştır.

Bugün kutlayacağımız ve 19 Mayıs 1919 yılında Ulu Önder Mustafa Kemal Atatürk’ün Samsun’a çıkarak Anadolu topraklarına ayak basmasıyla Kurtuluş Savaşı’nın başlangıcı olan 19 Mayıs Gençlik ve Spor Bayramı; diğer milli bayramlarımız gibi birlik ve beraberliğin sembolü olmuş ve bundan sonra da olacaktır.

Türkiye, her zaman birlik ve beraberlik içinde olduğu müddetçe hiçbir zaman ne bir Ortadoğu ülkeleri gibi ne de IV. Murat dönemi gibi olmayacak, aksine birlik ve beraberlikle içinde birlikle lâik ve sosyal bir hukuk devleti olarak yasaklardan arınmış bir devlet olarak devam edecektir.

Bu vesile ile 19 Mayıs Atatürk’ü Anma Gençlik ve Spor Bayramımız ülkemizin geleceği çağdaş, aydın gençlerimize ve ülkemize kutlu olsun.

 





YORUMLAR

Henüz Yorum Eklenmemiştir.Bu Haber'e ilk yorum yapan siz olun.

YORUM YAZ



YAZARIN DİĞER YAZILARI

HABER ARA
SON YORUMLANANLAR HABERLER
ÇOK OKUNAN HABERLER
VİDEO GALERİ
FOTO GALERİ
GÜNDEMDEN BAŞLIKLAR
YUKARI