Bugun...
Reklam
Reklam
KENTLERİN PLANLANMASI


Abdullah YALÇIN
abdullah@abmedya.com
 
 
Reklam

Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi dün itibari ile yürürlüğe girdi ve yeni bakanlar belli oldu.

Mevlüt Çavuşoğlu yeni kabine de Dışişleri Bakanı olarak görevinde kalarak Antalya adına sevindirici olmuştur.

Yeni sistem ve yeni kabine vatana millete hayırlı olsun.

Yeni sistemin uygulanması nasıl olacak tam olarak bilinmiyor olsa da hem de birleştirilen ya da birleştirilmeyen bakanlıkların görevleri yeniden belirlenerek Resmi Gazete de yayımlandı.

Tüm bakanlıkların görevlerini inceleme zamanım olmadı, ancak Çevre ve Şehircilik Bakanlığı’nın görevlerine baktığımız zaman Ak Parti’nin 2002 yılında göreve geldiğinde ki ‘yerinde yönetim ilkesi’nin bir kez daha yok saydığını görebiliyoruz.

Cumhurbaşkanlığı Teşkilat Hakkında Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi’nin 97’nci maddesinde yer alan Çevre ve Şehircilik Bakanlığı’nın görevlerinin (a) bendinde; “Yerleşmeye, çevreye ve yapılaşmaya dair imar, çevre, yapı, yapım mevzuatını hazırlamak, uygulamaları izlemek ve denetlemek…….” deniliyor.

Aynı maddenin (ç) bendinde “Her tür ölçekteki fiziki planlara ve bunların uygulanmasına yönelik temel ilke, strateji ve standartları belirlemek, bunların uygulanmasını sağlamak, Cumhurbaşkanınca yetkilendirilen alanlar ile standartları belirlemek ve bunların uygulanmasını sağlamak……” diye devam ederken, kamu arazileri, askeri bölgeler, genel sığınak alanları, özel güvenlik bölgeleri ve enerji bölgeleri dahil olmak üzere harita, her tür ve ölçekte çevre düzeni, nazım ve uygulama imar planlarını, parselasyon planlarını ve değişikliklerini resen yapacağı, yaptıracağı, onaylayacağı belirtiliyor. Bunun yanı sıra bakanlığa başvuru tarihinden itibaren iki ay içinde yetkili idarece (kastedilen idareler belediyeler oluyor) ruhsatlandırma yapılmaması halinde bakanlık resen ruhsat ve yapı kullanma iznini de verebilecek.

Yine aynı maddenin (ğ) bendinde “Bakanlıkça belirlenen finans ve ticaret merkezleri, fuar, sergi alanları, eğlence merkezleri, şehirlerin ana giriş düzenlemeleri gibi şehirlerin marka değerini artırmaya ve şehrin gelişmesine katkı sağlayacak özel proje alanlarına dair her tür ve ölçekte etüt, harita, plan, parselasyon planı ve yapı projelerini yapmak, yaptırmak, onaylamak, kamulaştırma, ruhsat ve yapım işlerinin gerçekleştirmesini sağlamak, yapı kullanma izinlerini vermek ve alanlarda kat mülkiyeti kurulmasını temin etmek; Toplu Konut Kanunu ve Gecekondu Kanunu uyarınca TOKİ tarafından yapılan uygulamalara ilişkin her tür ve ölçekte etüt, harita, plan, parselasyon planlarını yapmak, yaptırmak, onaylamak, ruhsat işlerini gerçekleştirmek, yapı kullanma izinlerini vermek ve bu alanlarda kat mülkiyetinin kurulmasını sağlamak.”

Aslında Çevre ve Şehircilik Bakanlığı’nın yeni görevleri uzun uzadığına gidiyor. Hepsini yazmak mümkün değil, ama sadece bir maddenin bir kaç bendini okuyunca bile “Belediyelere ne gerek var?” gibi bir soru akıllara gelebiliyor. Çünkü bırakın her türlü ölçekli planlarını yapıp onaylamayı, yapı ruhsatı, kullanma ruhsatlarına kadar bakanlık yetkili kılınmış.

Mesela deniliyor ki; şehrin gelişimine katkıda sağlayacak olan özel proje alanlarına dair imar planlarını yaptıktan sonra ruhsatlandırılacakmış.

Gerçekten merak ettim, Antalya’nın markasının gelişmesi için gerekli olabilecek özel projeyi bu kentin seçilmiş belediye meclis üyeleri belediye başkanları, ilgili meslek odaları belirleyemeyeceğine inanılıyor da onun için mi Ankara’da masa başında özel proje belirlenecek, imar planları yapılacak, bu yetmezmiş gibi ruhsatlandırmayı da bakanlık yapacak?,

Cumhurbaşkanlığı Teşkilatı Hakkında Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi’nin sadece Çevre ve Şehircilik Bakanlığı’nın bir maddesini okuduğumda, olaylar öncesi iki kez gittiğim Suriye aklıma geldi.

Suriye’de belediyeler elbette var ama orada da özellikle imar planları ve yapıların yüksekliklerinin ne olacağının onayını da Devlet Başkanı Esad veriyor. Mesela Halep’te tüm yapılar taş yapıdır ve en fazla 5 kattır. Eğer yeni bir yapı yapılacaksa ve 5 kattan fazla olması öngörülüyorsa Esad onayı gerekiyor.

Suriye’de ki uygulama elbette bizi ilgilendirmez, bizi ilgilendiren tek şey, Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi’nin sadece ülke yönetiminin yanı sıra seçilmemiş ama atanmış bakanların yöneteceği bakanlıkların kentleri Ankara’dan dizayn etme durumu da söz konusu.

Kentlerin sağlıklı gelişebilmesi, seçilmiş yerel yönetimlerin görevidir. Merkezi yönetimden kentlerin yönetimi kabul edilebilir bir durum değildir.





YORUMLAR

Henüz Yorum Eklenmemiştir.Bu Haber'e ilk yorum yapan siz olun.

YORUM YAZ



YAZARIN DİĞER YAZILARI

HABER ARA
SON YORUMLANANLAR HABERLER
ÇOK OKUNAN HABERLER
VİDEO GALERİ
FOTO GALERİ
GÜNDEMDEN BAŞLIKLAR
YUKARI