Bugun...
KAHVE GERÇEKLERİ


Zülküf ÖNAL
zulkufonal@haberantalya.com
 
 

Kahve dünyada sudan sonra, en çok tüketilen içecek olarak bilinmektedir.

Kahvenin içinde yaklaşık 1000 den fazla madde olduğu bilinmektedir. Ancak binlerce bileşenin içinde en önemlisi kafeindir.

Kafein içeren kahve dışında başka içecekler, gıdalar ve hatta ilaçlar bulunmaktadır. Çay, çikolata ve ağrı kesiciler bunların içinde en yaygın olarak kullanılan kafein kaynaklarıdır.

Çayda kahvenin yaklaşık üçte biri kadar kafein bulunmaktadır.

Kafein ile yıllardan beri bilinen bilgiler gözlemlere dayanmaktadır. Bu konuda yapılmış. Yeterli bilimsel çalışma yoktur.

Kahve içildikten sonra tamamen ve yaklaşık 30-120 dakika içinde beyin dahil olmak üzere tüm vücuda yayılmaktadır, hatta hamilelerde bebeğe dahi ulaşmaktadır.  Kafein vucutta 2.5-4.5 saat içinde yarılanmakta ve karaciğerde metabolize olmaktadır. Bu süreyi günlük kahve tüketimi, sigara, doğum kontrol hapları hızlandırmakla birlikte bireysel olarak genetik özelliklere bağlı olarak değişkenlik göstermektedir.

Kafein en çok filtre kahvede bulunurken, en az olarak da dekafeinli kahvede bulunmaktadır.

Günlük düşük miktarda  (50-200 mg / bir kupa filtre kahve) kafein tüketimi uyanıklığı ve enerjiyi artırmakla birlikte daha iyi hissetmeye,  gevşemeye, iyi bir ruh haline ve daha iyi bir hafızaya neden olmaktadır.

Günlük yüksek miktarda kafein tüketimi (300-400 mg / 4 kupa filtre kahve) kaygı bozukluğuna, sinirliliğe, uykusuzluğa, taşikardiye ve titremeye neden olabilir. Ancak bu miktarda kahve tüketimi bile kalıcı sağlık sorunu yaratmadığı gibi gözlenen olumsuz etkilerde geçici olmaktadır.

Günlük kahve tüketimi ile ilgili birçok sağlık otoritesi benzer limitlerde günlük kahve tüketiminin sağlık sorunu yaratmayacağını bildirmiştir.

Kafein doza bağlı olarak uyanıklığı arttırmakta, konsantrasyonu güçlendirmektedir.

Kafein reaksiyon zamanını kısaltmakta, görsel dikkati arttırmakta ve dikkatin uzun süre korunmasını da sağlamaktadır.

Özellikle yemekten sonra gelişen uyku halini engellemekte, soğukta azalan konsantrasyonu arttırmakta,  gece vardiyasında çalışanlardaki performans düşüklüğünü engellemekte ve  gece araba kullanmadaki zorlukları azaltmakta olduğu da gösterilmiştir.

Kafein uyuma sorunu olanlarda, sorunu daha belirgin hale getirmekte ve uyumaya engel olmaktadır.

Kafein düşük miktarlarda bile duygu durumunu olumlu yönde etkilemektedir. Bu özelliği nedeni ile kahvaltıda çay ve kahvenin tercih edilmesini izah etmektedir.  Özellikle kahvaltıda mavi ışıklı bir ortamda bulunmak ve kahvaltıda ekmeğin olması da bu olumlu etkiyi arttırmaktadır.

Kafein tüketiminin fazla olduğu topluluklarda depresyon riski de belirgin olarak azalmaktadır.

Kafeinin yüksek miktarlarda tüketilmesi kaygı bozukluğuna neden olmaktadır.

Kafein bağımlılık yapmayan bir uyarıcı olarak kabul edilmektedir. Nadiren fiziksel bağımlılık yaptığı görülen tüketicilerde kahve içmedikleri zaman yoksunluk belirtileri gözlemlenmiştir.

Kafein çocuklarda ve gençlerde yetişkinlerdekine benzer etkileri daha düşük miktarlarda göstermektedir.

 

KAFEİNİN NÖROLOJİK HASTALIKLARDA ETKİLERİ

 

Kafein içeren ağrı kesicilerin daha etkili olduğu gösterilmiştir.

Hızlı ve yüksek miktarda alınan kafeinin ortostatik hipotansiyon olarak bilinen kişinin oturduğu veya uzandığı pozisyondan ayağa kalktığında görülen göz kararması yada bayılma hissinin ortadan kalkmasına da yararı olmaktadır.

Düzenli kahve tüketiminin özellikle kadınlarda ileri yaşlarda bilişsel kapasitenin azalmasına engel olduğu gösterilmiştir.  Yaşa bağlı hafıza kaybına engel olduğu düşünülmektedir.

Bir çok çalışmada düzenli kahve tüketiminin Alzheimer hastalığı riskini azalttığı gösterilmiştir.

Benzer şekilde kafeinin düzenli kullanılması Parkinson hastalığı riskini de azaltmaktadır.

Kafein tüketimini yararlı olduğu bir başka hayati hastalıkta inme olarak kanıtlanmıştır. Kafeinin nöron hasarını engellediği düşünülmektedir. Hatta akut dönemde kullanımı ile ilgili çalışmalar bulunmaktadır.

Aşırı kahve tüketimini epilepsi hasalarında nöbet riskini arttırabilmektedir. Özellikle uyku düzenin bozulmasına neden olarak nöbet eşiğini düşürdüğü düşünülmektedir.





YORUMLAR

Henüz Yorum Eklenmemiştir.Bu Haber'e ilk yorum yapan siz olun.

YORUM YAZ



YAZARIN DİĞER YAZILARI

HABER ARA
SON YORUMLANANLAR HABERLER
ÇOK OKUNAN HABERLER
VİDEO GALERİ
FOTO GALERİ
GÜNDEMDEN BAŞLIKLAR
YUKARI