Reklam

AGC'den 24 Temmuz açıklaması

ANTALYA Gazeteciler Cemiyeti, basında sansürün kaldırılışının 113. yıl dönümü dolayısıyla yaptığı açıklamada, Türkiye'de gerçek anlamda bir düşünce, ifade ve basın özgürlüğü ortamının hiçbir zaman yeşermediğinin altını çizdi.

AGC'den 24 Temmuz açıklaması

ANTALYA Gazeteciler Cemiyeti, basında sansürün kaldırılışının 113. yıl dönümü dolayısıyla yaptığı açıklamada, Türkiye'de gerçek anlamda bir düşünce, ifade ve basın özgürlüğü ortamının hiçbir zaman yeşermediğinin altını çizdi.

AGC'den 24 Temmuz açıklaması
23 Temmuz 2021 - 15:30 - Güncelleme: 23 Temmuz 2021 - 15:30


Basında sansürün kaldırılışının 113. yıl dönümü dolayısıyla Antalya Gazeteciler Cemiyeti (AGC) Yönetim Kurulu adına bir açıklama yapan AGC Genel Sekreteri Haşmet Öyken, "Eğer gazeteciler özgür değilse sansür vardır. Gazeteler ve televizyonlar aynı manşet ve dil örgüsüyle haber yapıyorsa sansür vardır. Gazeteciler eleştiri haklarını kullanamıyor, iktidarın icraatlarını övmek dışında kalem oynatamıyorsa sansür vardır. Öyleyse 24 Temmuz biz gazeteciler için bir bayram değil, basın özgürlüğü için mücadele günüdür. Bu mücadele günümüz kutlu olsun" dedi.

'TOPLUM SAHİP ÇIKMALI'

AGC Genel Sekreteri Haşmet Öyken açıklamasında, şu görüşlere yer verdi:

"24 Temmuz'un bayram olarak kutlanmasının ardında Osmanlı Dönemi'nde basına sansür uygulanmasının 2. Meşrutiyet'le birlikte, 24 Temmuz 1908'de sona ermesi var. Ne yazık ki tarih boyunca bizim gündemimizden sansür ve oto sansür hiç eksik olmadı. Düşünceyi ifade konusunda hep sorunlar yaşıyoruz. Oysa ki gazetecilik belki de tarihin en güç dönemlerinden geçiyor. Mesleğin çilekeş muhabirleri, foto muhabirleri, kameramanları ayakta kalmak adına zorlu bir sınav veriyor. İşsizlik, psikolojik ve fiziksel şiddet, gazetecileri tehdit etmeye devam ediyor. Şeffaflık ve basın özgürlüğü, çağdaş demokrasilerin olmazsa olmazıdır. Kamuoyunun gerçekleri öğrenme, doğru haber alma hakkı olarak belirlenen basın özgürlüğü ise uluslararası ölçekte Türkiye'de yok sayılıyor. Bizim 24 Temmuz'u bayram olarak kutlayabilmemiz için önce gazeteciliği düştüğü yerden kaldırmamız, sansürü gündemimizden çıkarmamız gerekir. Basın İş Kanunu bugünün koşullarına göre yeniden düzenlenmeli ancak bu düzenleme medya çalışanlarının köklü ve kitlesel örgütleri yok sayılarak yapılmamalı. Gazeteciler haklarına sahip çıkacak, toplum da haberine sahip çıkacak, medya üzerindeki baskılar son bulunca da kazanan Türkiye olacaktır."

'BEDEL ÖDEMEMİZ LAZIM'

Tasarruf tedbirleri adı altında alınan son kararların işçisi, işvereni ile tüm basın camiasını derinden sarstığını belirten AGC Genel Sekreteri Öyken, "Yerel gazeteler devletten destek beklerken çıkartılan bu genelgeyle soluk alamaz hale gelecektir. Gerçeğe, bilgiye daha fazla ihtiyaç duyulan bu günlerde alınan bu kararlar ekonomik kriz ve dijitalleşmeyle zaten büyük zorluklar yaşayan yazılı basına bir darbedir. Basına uygulanan bu ambargo ile yerel gazeteler tek tek kapanacak, çalışan binlerce meslektaşımız işsiz kalacak" diye konuştu.

Öyken, "Korkularla ve tabularla konuşursak yarın demokrasiyi savunamaz hale geliriz. Özgürlük, bedel ödemeyi gerektiriyorsa bugün tam sırası" dedi.

YORUMLAR

  • 0 Yorum