Reklam
Reklam

Bilim Kurulu üyelerinden düğün uyarısı

Prof. Dr. Hasan Tezer, taziyelerde, düğün ve asker uğurlama törenlerinde salgının yayılmasını önleyecek kuralların ihlal edildiğini belirtti.

Bilim Kurulu üyelerinden düğün uyarısı

Prof. Dr. Hasan Tezer, taziyelerde, düğün ve asker uğurlama törenlerinde salgının yayılmasını önleyecek kuralların ihlal edildiğini belirtti.

Bilim Kurulu üyelerinden düğün uyarısı
04 Temmuz 2020 - 13:30

Sağlık Bakanlığı Koronavirüs Bilim Kurulu Üyesi ve Gazi Üniversitesi Çocuk Enfeksiyon Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Hasan Tezer, taziyelerde, düğün ve asker uğurlama törenlerinde salgının yayılmasını önleyecek kuralların ihlal edildiğini belirtti. Öte yandan Sağlık Bakanlığı Koronavirüs Bilim Kurulu Üyesi ve Kayseri Şehir Hastanesi Başhekimi Prof. Dr. İlhami Çelik, "Koronavirüsün birçok etkisi var. Yaz ayında bulantı, kusma ve ishal en çok görülen belirtiler oldu" dedi.

Prof. Dr. Tezer, "Kalabalık olmaması gerekiyor taziye yerlerinin, nişan düğün törenlerinin, kısa süreli olması gerekiyor, yani insanların orada kalkıp halay çekmemesi, oynamaması gerekiyor. Onun dışında askere uğurlama törenlerine bir düzenleme getirilmesi gerekiyor. Çünkü görüyoruz, havaya asker atma, halay çekmeler, yakın temasın maskesiz bir şekilde sağlandığını hepimiz medyadan yakinen takip ettik. Yine dolmuşlardaki ya da toplu taşıma araçlarındaki kalabalıklar, burada tabii ki dolmuş şoförüne ya da toplu taşıma aracını kullanan kişiye büyük görevler düşüyor; ama vatandaşımıza da büyük görevler düşüyor" diye konuştu.

"60 YAŞ ÜSTÜNDEKİLERİN DÜĞÜNLERE GİTMESİNİ İSTEMİYORUZ"

Normalleşme takvimi kapsamında düğün salonlarının 1 Temmuz’da açıldığını hatırlatan Prof. Dr. Tezer, özellikle 60 yaş üstündekilerin düğünlere gitmemesini tavsiye ederek, "Sadece 60 yaş değil, kronik hastalığı, altta yatan hastalığı olan kişilerin de katılmaması gerekiyor. Biz onları uzun zaman biliyorsunuz evde sakladık, korumaya çalıştık, temaslarını kesmeye çalıştık. Bütün gayretimiz onlara enfeksiyonun bulaşmaması yönündeydi. Neden? Sayın Sağlık Bakanı da açıkladı, rakamlar ölümlerin yoğun bakımda daha çok yaşlı grupta olduğunu bize gösteriyor. O yüzden bu grubun gitmemesi, eğer mümkün değilse de gidip bütün şartları sağlayıp maskesini takarak, en kısa sürede görüp oradan ayrılması gerekiyor. Ama bizim tabii ki gönlümüzden geçen istediğimiz sadece 60 yaş üstü değil, altta yatan hastalığı olan risk grubundaki kişilerin hiç gitmemesi" uyarısını yaptı.

OKULLARIN AÇILMASI İÇİN TEHLİKE SİNYALİ NEDİR

Prof. Dr. Tezer, günlük vaka sayılarındaki artışın okulların açılma tarihini geciktirebilecek bir tehdit oluşturup oluşturmadığına ilişkin, "Kurallara dikkat edersek bir sıkıntı olmaz, ama rakamlar artarsa, sürekli dalgalanma gösterirse tabii ki bunlar değerlendirilecek, oturup tekrar tartışılacak. Yani önümüzdeki günler bunu bize gösterecek. Rakamların azalmayarak 5 gün boyunca üst üste hızlı bir şekilde rakamların artması bizim için tehlike sinyali. Rakamların nereye doğru gideceği açısından önümüzdeki 15 gün bizim için çok önemli. Düğünler açıldı, sınavlar, üniversite sınavları yapıldı en son, onların etkisini 10 gün sonra göreceğiz. Rakamlar artıyor mu? Önümüzdeki Perşembe-Cuma bize bir fikir verecek. Belki kısıtlamalar gelecek. 'Düğünlere şu kadar kişi gidebilir' diyeceğiz. Belki askere uğurlama törenlerine bir kısıtlama gelecek. Burada kolluk kuvvetlerine iş düşüyor, denetim çok önemli. Denetimler daha sık olmalı, özellikle toplu taşıma araçlarında, asker uğurlama yerlerinde" ifadelerini kullandı. 

"BİR KEREDEN BİR ŞEY OLMAZ DERSEK, SALGININ KONTROLÜ ZOR"

Prof. Dr. Tezer, kurullara uyulması halinde rakamların ineceğini düşündüğünü belirterek, "Ben o kadar karamsar değilim. Bizim kendimizi depresyona sokacak, motivasyonumuzu bozacak, mutsuzluğa kaptıracak rakamlar değil bunlar. Daha önce daha yüksek rakamlar olmuştu, aşağıya indik gerekli kurallara uyarak. Ancak 'bir geceden bir şey olmaz' ya da 'bir törenden, uğurlamadan' deyip gidersek o 1 kişi 50 kişiyi enfekte edebiliyor. Bu domino taşı gibi etkisini gösteriyor ve salgını kontrol altına almanız güçleşiyor. Bu sadece Türkiye’de değil, dünyada da örnekleri var. Biz salgını kontrol altına aldık artık rahatız diyebilmemiz için, maskelerimizi çıkarabilmemiz için daha çok yolumuz var" diye konuştu.

YAZIN EN ÇOK GÖRÜLEN BELİRTİLER

Prof. Dr. İlhami Çelik, koronavirüs salgını ile mücadelenin sürdüğünü belirterek, "Birinci dalga tamamen bitmiş değil. Ancak yaz geldiği için insan vücudu biraz daha dirençli. Yazın çok fazla zatürre ve solunum sıkıntısı yaşamadığımız için virüsün etkisi bu şekilde gözüküyor. Yoğun bakım ünitelerinde halen tedavi gören hastalarımız var. Ortalama 70 yaş üzerinde ölüm görüyorduk, ancak kendi hastanemizde 50 yaş civarında kaybettiğimiz hastalarımız da oldu. Virüsün hastalık yapıcı etkisinde azalma söz konusu değil" diye konuştu.

"KORONAVİRÜSÜN BİRÇOK ETKİSİ VAR"

Koronavirüs vakalarında farklı belirtilen ortaya çıktığını kaydeden Prof. Dr. Çelik, "Koronavirüsün birçok etkisi var. Uluslararası vakalar var. Nörolojik semptomlar bunlardan bir tanesi. Yaz ayında bulantı, kusma ve ishal en çok görülen belirtiler oldu. Klasik olan öksürük, ateş ve nefes darlığı idi. Halen öksürük, yüksek ateşi görüyoruz; ama bunların yanında bulantı, kusma ve ishali de görüyoruz. Ciltte döküntü, koku kaybı da halen görülen semptomlar. Mayıs'ta çok sık kemik ve eklem ağrıları yoğun görülmeye başlanmıştı. Haziran ayı itibarıyla yüksek ateş belirtisi devam ediyor" ifadelerini kullandı.

"SONBAHAR'DA VAKA ARTIŞI OLABİLECEĞİNİ SÖYLEMEK MÜMKÜN"

Sonbaharda koronavirüsün artış göstermesini beklediklerini ifade eden Prof. Dr. Çelik, "Şu an için ikinci dalgadan söz etmek mümkün değil; çünkü biz birinci dalgada vakaları sıfırlamadık. Biz henüz hastalığı minimum düzeye indirgemedik. Yazın daha az seviyede olacağını söylüyorduk. Karantina, sokağa çıkma kısıtlamalarını daha erken kaldırmış olsaydık vaka ve hasta sayısı daha büyük rakamlara ulaşmış olacaktı. Sonbaharda insanlar daha çok kapalı alanlara gireceği için vaka sayısında artış olabileceğini söylemek şimdiden mümkün. Eylül ayında meteorolojik durum çok önemli. Salgının seyri, virüsün hastalık yapıcı özelliği belirleyici olacak. Sonbaharda hastalığın yüksek sayılara çıkacağından söz edebiliriz" değerlendirmesinde bulundu.

YORUMLAR

  • 0 Yorum