Reklam
Reklam

Erozyona uğrayan Boğaçayı, 2 yıl sonra doğal haline dönecek

ANTALYA'da Toros Dağları'nın karstik yapısından gelen suların Konyaaltı Sahili ile birleşip Akdeniz'e döküldüğü Boğaçayı, yine yosunla kaplandı. Antalya Büyükşehir Belediyesi Başkan Başdanışmanı Cem Oğuz, Boğaçayı'ndaki projenin Konyaaltı Sahili'nde 2 metreye kadar kıyı erozyonuna neden olduğunu belirterek, "Bilim insanları, 2,5 metre kazılan çukurun kendi halinde dolmasını öngörüyor. 2 kış sonra doğal haline dönmesi bekleniyor" dedi

Erozyona uğrayan Boğaçayı, 2 yıl sonra doğal haline dönecek

ANTALYA'da Toros Dağları'nın karstik yapısından gelen suların Konyaaltı Sahili ile birleşip Akdeniz'e döküldüğü Boğaçayı, yine yosunla kaplandı. Antalya Büyükşehir Belediyesi Başkan Başdanışmanı Cem Oğuz, Boğaçayı'ndaki projenin Konyaaltı Sahili'nde 2 metreye kadar kıyı erozyonuna neden olduğunu belirterek, "Bilim insanları, 2,5 metre kazılan çukurun kendi halinde dolmasını öngörüyor. 2 kış sonra doğal haline dönmesi bekleniyor" dedi

Erozyona uğrayan Boğaçayı, 2 yıl sonra doğal haline dönecek
15 Haziran 2022 - 12:02 - Güncelleme: 15 Haziran 2022 - 12:13

Toros Dağları'nın karstik yapısından gelen suların Konyaaltı Sahili ile birleşip Akdeniz'e döküldüğü Boğaçayı, her yıl olduğu gibi havaların ısınmasıyla yosun ve sucul bitkilerle kaplandı. Antalya Büyükşehir Belediyesi Başkan Başdanışmanı Cem Oğuz ve Başkan Danışmanı Lokman Atasoy ile Akdeniz Üniversitesi Su Ürünleri Fakültesi'nden Prof. Dr. Mehmet Gökoğlu, Boğaçayı'ndaki son durumu değerlendirdi.

'PROJE YARIM YAMALAK OLDU'

Cem Oğuz, Antalya Büyükşehir Belediyesi'nin 2017 yılında başlattığı Boğaçayı projesinin ilk etabının 2019'un Ocak ayında hayata geçirildiğini hatırlattı. Boğaçayı'nın 750 metrelik bölümü için bir önceki belediye başkanı döneminde hazırlanan 'Boğaçayı'nın bir gölet haline getirilmesi ve yaşam alanı oluşturma' projesine sivil toplum kuruluşları, meslek odaları ve üniversitedeki öğretim görevlilerinin karşı çıktığını anlatan Cem Oğuz, "Problemler dikkate alınmadan gerçekleştirilen bir projeydi. Boğaçayı'nın hemen ilerisinde 5 adet su kuyumuz var. Konyaaltı bölgemizin hemen hemen tamamına halen bu kuyulardan içme suyu vermekteyiz. Bu içme sularının, denizin içeriye alınması ile birlikte tuzlanma sıkıntısı ve kullanamama durumu vardı. Bu nedenle denizin içeriye alınmasını iptal ettiler ve proje yarım yamalak oldu" dedi.

'HER YIL YAŞANACAK MANZARA'

Boğaçayı havzasındaki bu manzaranın her yıl yaşanacağını aktaran Cem Oğuz, "Mayıs ayının 15'inden Eylül ayının 15'ine kadar, havaların ısınmasıyla birlikte sucul bitkilerin hızlı bir şekilde büyümesi, ortamdaki oksijenin giderek artması ile hidrojen sülfürün oluşarak dibe çökmesi; başta koku, sinek, görüntü kirliliğine neden olacak ve her yıl karşılaşacağız. Bu kaçınılmaz bir son. Bunu önlemek için 2019 yılının Mayıs ayında bilim kurulu kurduk. Üniversitelerden, meslek odalarından ve sivil toplum kuruluşlarından ilgili tüm birimlerden oluşan bilim kurulumuz sürekli toplanmakta, buraya neler yapabiliriz diye tartışmaktayız. Gelinen noktada büyük bir çaba sarf ediliyor, her yıl ekonomi buraya gömülüyor" diye konuştu.

'PROJE KENDİ HALİNE BIRAKILMALI'

Boğaçayı'ndaki derinliğin 2,5 metre olduğunu, gelinen noktada 80 santimetreye kadar düştüğünü belirten Cem Oğuz, Boğaçayı'nda derinliğin ortadan kalktığını belirtti. Oğuz, "Bilim kurulu üyelerimizin söylediği şu; bu proje kendi haline bırakılarak 2,5 metrelik çukurun taşınan kum çakılla dolması. Şu an 3 yılda 1,70 santime kadar doldu. Dolduktan sonra yılın 8 ayında su olacak. Mayıs 15- Eylül 15. 4 ayda su olmayan doğal bir habitatın olduğu, kuşların yaşadığı bir ortam olarak kalması gerektiği belirtiliyor. Bilim insanları eski haline dönülmesini söylüyor" ifadelerini kullandı.

2 METREYE KADAR KIYI EROZYONU

En büyük riskin görsel kirlilik olmadığını ifade eden Cem Oğuz, "6,5 kilometrelik Konyaaltı Sahili'nin erozyonla kaybolması. Bunun sebebi ise eskiden çay, kum çakılını denizle buluştururdu. Deniz de dalgalarla Konyaaltı Sahili'nin kum çakılını beslerdi. 2019 Ocak ayında 2,5 metrelik çukur kazıldıktan sonra kum çakılı, bu çukuru doldurmaya başlayınca denizle buluşamıyor. Denizle buluşamayınca dalgalar da kumsalı bir bir aşındırıyor ve şu an kıyılarda 2 metreye varan gerileme meydana geldi. Bu ciddi bir kıyı gerilemesi. Dünyaca ünlü Konyaaltı Sahili'nin yok olmasını da bir bakıma izleyeceğiz. Bilim insanları Konyaaltı Sahili'nin yok olmaması, her yıl yaşanan çamur, koku, sinek olaylarının ortadan kalkması için 2,5 metre kazılan çukurun kendi halinde dolmasını öngörüyor. Boğaçayı 3 yılda dolmak üzere. Bunu da bitirdikten sonra eski doğal haline dönecek. Hem Konyaaltı Sahili'mizi koruyacağız hem de her yıl yapılan bu masrafı, çileyi yaşatmayacağız" dedi.

Boğaçayı'nın iki kış sonra doğal haline dönmesinin beklendiğini kaydeden Oğuz, "Antalya'ya yük, sıkıntı getiren ve dünyaca ünlü sahillerimizi yok edecek projeden kurtulacağız. Vatandaşlarımız genellikle bu görüntüyü görünce 'Neden temizlemiyorsunuz' diyor. Ama bu iğneyle kuyu kazmak gibi. Bu bitkiler çok hızlı büyüyor" diye konuştu.

'DENİZ SÜPÜRGESİ DE ÇALIŞAMIYOR'

Lokman Atasoy ise Boğaçayı'nda yapılan çalışmalar hakkında bilgi verdi. Atasoy, "Daha çok sezonda temizlik çalışmaları başlıyor. Çünkü yağışların bitmesiyle beraber burada su seviyesi düşüyor. Güneşin de etkisiyle sucul bitkiler artış gösteriyor. Bunları düzenli kesmek zorundayız. Kesmediğimiz zaman burada alg ölümleri oluyor. Oksijensiz bir ortam olur. Koku problemi ve farklı çevre sorunları meydana gelir. O nedenle ekiplerimiz düzenli temizliyor. 2 teknemiz çalışıyor. Sucul bitki kesme tekneleri. Bunlar kestikten sonra deniz süpürgesiyle bunları çok daha pratik alabiliyorduk. Ama bu yıl deniz süpürgemiz yok. Çünkü çalışabilmesi için en az 1,5 metrelik su seviyesi lazım. Şu anki su seviyesi 40 ile 80 santimetre kadar. Dolayısıyla deniz süpürgesini çalıştıramadığımız için şu an sadece kesme makinelerimiz çalışabiliyor" ifadelerini kullandı.

Atasoy, her gün yaklaşık 1 kamyon kadar yosun topladıklarını belirterek, "Geçen yıl 2 bin 350 ton yosun miktarı çıktı. Halkımızın özellikle sağlık açısından mağdur olmaması, çevre sorunu yaşanmaması için var gücümüzle çalışıyoruz. İlerleyen zamanda su seviyesi daha da düşecek" dedi.

'MÜSİLAJ OLUŞUMU ENGELLENİYOR'

Prof. Dr. Mehmet Gökoğlu ise "Yosunlanma ekosistem açısından 2 şekilde faydalı. Birincisi deniz ekosistemi açısından, diğeri kendi yatağı için. Yosun, sudaki azotlu bileşikleri gübre olarak kullandığı için biyolojik açıdan suyu temizler, diğer yandan suyu filtrelediği için denize gitmeyi önlüyor. Dolayısıyla yatağın içinde kalmasını sağlıyor. Besin açısından zengin gübreli suyun denize gitmemesi hem de filtrelemesi nedeniyle de Akdeniz'de müsilaj oluşumunu bir bakıma engelliyor. Zamanla bu yosun da ölecek. Dolasıyla belediye bunları temizliyor ve alttan daha taze yosun geliyor. Belediye doğru yapıyor" diye konuştu. 


YORUMLAR

  • 0 Yorum