MERHAMET, RAHMET...


Mübarek ay ve mübarek günde çağımız sorunlarından biri olan merhametsizlik kavramı üzerine başlayalım.

Ramazan ayı oruç ve zekât ibadetlerinin,

İnsanlar arasında muhtaç̧ olduğumuz merhamet ve gönül dilinin yeniden inşasına katkı sağlayacağına, merhamet duygusunu arttıracağına inanıyorum.

Barış̧, huzur, sevgi, şefkat ve merhametin önce kendi çevremizde sonra ülke genelinde yaygınlaştığı ay olsun temennisiyle sizleri yazımla baş başa bırakıyorum.

Evrende barışın en etkin rolünü üstlenen kavramların başını hoşgörü, sevgi ve merhamet çeker.

İslam dini, kırıcı kaba davranış ve nefretten uzak olmayı, insanlar arasındaki kin ve düşmanlık duygularının kaldırılmasını, barışı, güler yüzü, merhameti emreder.

İslam yaratıcıya hürmet, yaratılana şefkat ve merhamet temeli üzerine inşa edilmiştir.

Peygamberimiz, Hadis-i Şerifle insanları diyaloğa, iyiliğe ve barışa dâvet eder.

Müslümanlara ağır hakaret yapanları bile affetmesi örnek misal rehber olmuştur.

Sana zulmedeni affet. Sana küsene git, sana kötülük yapana iyilik yap, aleyhine de olsa hakkı söyle...

En yüce ahlâka sahip olan Rahmet Peygamberi (s.a.s);

"İnsanlara merhamet etmeyene Allah da merhamet etmez" buyurmuştur.

Kuran tabiri rahmet, En’am ayetin de (6/54)

Ayetlerimize iman edenler sana geldikleri zaman, de ki:

Selam olsun size! Rabbiniz kendi üzerine rahmeti (merhameti) yazdı. Şöyle ki: Sizden kim cahillikle bir kabahat işler de sonra peşinden tövbe eder, kendini düzeltirse (bilmiş olun ki) O, çok bağışlayandır, çok merhamet edendir.”

Sağlıkla Kalın