NEŞELİ KRİZANTEM OLUN


Ah Krizantem ah...  Kimi zaman cenaze çiçeği olmuş, kimi zaman ölümsüz aşka tercüman olmuş, kimi zaman kavuşulamaz sevdaların kahramanı olmuş. Krizantemlerin büyük ve renkli papatyalar olduğunu düşünürüz. Sadece bu kadar değillerdir ve kendine has özellikleri ve hikayesi bulunan özel çiçeklerdir.
Kasım ayında heryeri süsleyen, Kasım ayının gri havasına renk getiren görüntüsünden ötürü de isminin “Kasımpatı” kaldığı düşünülür.  Bu güzel  ve renkli çiçek, hem bir çok hikayeye konu olmuş, hem de zamanla birtakım mistik ifadelerin simgesi haline gelmiş.

Kimi zaman cenazelerde yas çiçeği olmuş, kimi zaman ölümsüz aşkı anlatmış, kimi zaman da kavuşamayan sevdaların kahramanı olmuş. Ah kıyamam bir de büyülü güzelliğinin ardında her zaman bir hüzün taşırmış. Gizliden gizliye bir acı çektiği hüzünlü yapraklarından belliymiş. Aslında iyimserliğin çiçeği olan Kasımpatı”na hüzün de yakıştırılmış . Çoğu çiçek kışın açmayıp dünyaya güzelliğini sergilemez. Ama bizim Krizantem tüm neşesi ile çiçek açıyor ve kasım ayında doğanların çiçeği oluyor.
Birçok ülkede herhangi bir neşeli kutlama, coşku gerektiren durumlarda gönderilmez bu çiçek, ne yazık ki kendisine ölüm çiçeği ismi verilmiş. Bu kadar güzel bir çiçeğe bu yakıştırmayı kim yapmış bilinmiyor.  Bizim kültürümüzde çiçekler sevgiyi, güzellikleri, güzel dilekleri anlatır.  Belki de yas tutan kişiye Kasımpatı vermek “iyimserliğini kaybetme” demek içindir.

Neyse, ben size Krizantemin aşk hikayesini hiç değiştirmeden aktarayım.

Zamanın birinde Crisan isimli fakir ama gururlu bir köylü genç varmış. Köyün ağasının kızına tutulmuş bu talihsiz genç, yemeden içmeden kesilmiş. Gel zaman git zaman genç kızın dikkatini çekmeyi başarmış, hatta onu kendine aşık bile etmiş. Genç kızı her gün bir bahane bulup görmeye gitmiş, kimi zaman camda, kimi zaman bahçede görmüş, ama hiçbir günü onu görmeden geçirmemiş. Bu durumu fark eden kızın babası, çok sinirlenmiş ve onların görüşmelerini engellemiş.

Crisan ne yaparsa yapsın bir türlü eve yaklaşamıyor, sevdiği kızı göremiyormuş. Crisan’ın neden gelmediğini bilmeyen genç kız, hasretinden yataklara düşmüş. Genç kızın bu durumuna dayanamayan dadısı, Crisan’ı bulup olan biteni anlatmış.

Onu eve sokamayacağını ama eğer isterse ona mesajlarını iletebileceğini söylemiş. Crisan da hemen ormana gidip gördüğü en güzel çiçeği dalından koparmış, ucuna da bir not iliştirmiş: Crisan T’eaime… (Crisan seni seviyor…) ve sevgilisine ölene dek her gün bu notla o çiçeği yollamış. İşte o çiçek Krizantemmiş.
Sevdiklerinize kavuşmanız dileğimle..