BİR HAZİRAN SABAHINA UYANDIĞINIZDA


8 Haziran sabahını, aslına bakarsanız kimse kestiremiyor. Seçim sonuçlarıyla ilgili olarak çok sayıda öngörüde bulunmak mümkün, ancak hiç beklenmedik sonuçlarla da karşılaşabiliriz.

Genel seçimlere 2 hafta gibi kısa bir süre kala, bana göre hala, genel seçimler için 2 önemli hedef ön planda duruyor.

Birincisi; Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın başkanlık sistemine geçiş için talep ettiği 400 milletvekili sayısını elde etme…

İkincisi ise HDP’nin yüzde 10 barajını aşma talebi…

Bu iki siyasi partinin, iki farlı talebi gibi görünse de, birbiriyle iç içe geçmiş gerçek masanın üzerinde duruyor.

Çünkü, HDP barajı aşamazsa, Ak Parti Güneydoğu Anadolu’daki oyları almış, yeterli milletvekili sayısına ulaşmış olacak.

Bugün itibariyle siyasi tabloya baktığımızda, Erdoğan’ın 400 milletvekili talebi zor.

Ancak, imkansız görünmüyor.

Hal böyle olunca, Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı olarak 8 Haziran sabahına nasıl uyanacağımızı doğrusu merak ediyorum!

8 Haziran Türkiye’si neler getirecek? sorusuna yanıt aramak adına, hislerim bana tek bir cevap veriyor;  farklı bir Türkiye…

Ancak ne olursa olsun, 7 Haziran’da yaşanacak demokrasi şöleni için, önemli olan katılım oranının yüksek olması gerekir.

Herkesin sandığa gitmesi, hatta oyunu attıktan sonra da sandığına, oyuna sahip çıkması gerekir.

Siyasette ve demokraside, sadece ülkesine ihanet edecek olan politikacılar değildir. Ülkemize ihanet etmek istemiyorsak, vatandaşlık görevimiz olan seçme hakkımızı kullanmamız gerekmektedir.

Çıkacak sonucun ise demokrasinin getirisiyle başımızın üstünde yeri vardır…