Reklam
Reklam

Türkülerin neferi Emre öğretmen

ANTALYA'nın Kaş ilçesinde müzik öğretmeni Emre Dayıoğlu, Anadolu'nun en ücra köşelerindeki sanatçıları, kaybolmakta olan halk türkülerini kayıt altına alıyor. Anadolu'daki öyküleri söze ve besteye döken Dayıoğlu, TRT'ye hazırladığı programla kaybolmakta olan halk çalgılarını tanıtıp, gelecek kuşaklara taşıyor

Türkülerin neferi Emre öğretmen

ANTALYA'nın Kaş ilçesinde müzik öğretmeni Emre Dayıoğlu, Anadolu'nun en ücra köşelerindeki sanatçıları, kaybolmakta olan halk türkülerini kayıt altına alıyor. Anadolu'daki öyküleri söze ve besteye döken Dayıoğlu, TRT'ye hazırladığı programla kaybolmakta olan halk çalgılarını tanıtıp, gelecek kuşaklara taşıyor

Türkülerin neferi Emre öğretmen
12 Temmuz 2020 - 11:26 - Güncelleme: 12 Temmuz 2020 - 11:33


Kaş'ta Kalkan Turan Erdoğan Yılmaz Fen Lisesi müzik öğretmeni Emre Dayıoğlu, 2012 yılından bu yana Milli Eğitim Bakanlığı'nda müzik öğretmeni olarak görev yapıyor. Elmalı ilçesine bağlı Bayralar Mahallesi'ndeki görevi sırasında yaptığı çalışmalarla adını duyuran Dayıoğlu, Anadolu'da 30 ili ve 3 bine yakın köy ve mahalleyi gezerek, kaybolmakta olan sanatçıları ve halk türkülerini kayıt altına aldı. Emre Dayıoğlu, özellikle Teke yöresinde dinlediği aşk, ölüm ve değişik konular üzerine öyküleri söze döktü. Dayıoğlu, sözü ve bestesi kendisine ait 12 halk türküsü ortaya çıkardı. Bu türküler 'Kara Gözlü Düriye', 'Tövbeler Olsun', 'Fistanlı Gelin', 'Öğretmen Hanım', 'Sevdiğim', 'İmam Efendi', 'Evin Bağın Barkın Olsun' (deyiş), 'Çeyizinde Gümüş Tepsi', 'Bizim Köyün Üzümü', 'Derelerden Soğuk Sular Akar', 'Tadım Tuzum Kalmadı' ve bir ağıt olan 'Bekirim.' Dayıoğlu, bu türküleri çalıp söyleyerek, tanıttı.

'BU ÇALGIYI TANIYOR MUSUN'

Dayıoğlu, giydiği özel giysilerle halk türkülerini yeni kuşaklara tanıtmak için okullarda konserler veriyor. Verdiği kurslarla Teke yöresi çalgısı olan üç telli curayı tanıtmaya çalışıyor. Dayıoğlu'nun çalışmaları, 2019 yılında Milli Eğitim Bakanı Ziya Selçuk'un dikkatini çekti. Bakan Selçuk, Emre Dayıoğlu'nu makamına davet etti. Dayıoğlu, makamda üç telli curayı çalıp, türkü söyledi. Dayıoğlu, halk türkülerini yeni kuşaklara tanıtıp projeler üretmesi için görevlendirildi. TRT EBA TV'de 'Bu Çalgıyı Tanıyor musun' adlı ilkokul ve ortaokul öğrencilerine yönelik 10 dizilik bir program hazırlayan Dayıoğlu, üç telli cura, bağlama, delbek, sipsi, ığlık, def, çığırtma, çoban düdüğü, kaval ve kabak kemaneyi tanıtıyor. Dayıoğlu, ilçe ilçe dolaşarak, müzik aletlerini yöresel olarak çalıp, söyleyenlerle birlikte program hazırlıyor. Programın Fethiye'nin Günlükbaşı Mahallesi'nde delbek sanatçısı Yaprak Güven ve torunları ile çekilen 'Delbek' bölümü ile Kaş'a bağlı Çavdır Mahallesi'nde üç telli sanatçısı Ali Ulutaş ve torunları ile çekilen, Manavgat'ta yaşayan Eren Yavuz'la yaptığı 'kabak kemane' bölümleri yayınlandı. Diğer bölümlerin çekimleri devam ediyor.

FRANSIZ SANATÇILARLA KLİP

Emre Dayıoğlu, yoğun çalışmaları arasında sözleri ve bestesi kendisine ait olan ve Kaş'ta yaşanmış bir aşk öyküsünü anlatan 'Kara Gözlü Düriye' ve Fethiye türküsü olan 'Omar Dayı'nın Gatırı'na, İstanbul'da tanıştığı Fransız sanatçılarla birlikte klip çekti.

Müzik öğretmenliği eğitimi almasına rağmen, müziğin, kültürün, ezgilerin Anadolu'nun köylerinde öğrenilebileceğini, ilk öğretmenliğe başladığı yer olan Antalya'nın Elmalı ilçesine bağlı Bayralar Mahallesi'nde fark ettiğini belirten Dayıoğlu, "Anadolu'yu kısıtlı olanaklarımla dolaşmaya başladım. Kaybolmakta olan sanatçıları, halk türkülerini, toplumun çoğunluğunun tanımadığı halk müziği çalgılarını keşfettim. Türküleri, çocuklara sevdirmek, tanıtmak için bazen palyaço oldum, bazen köylü. En son İstanbul'da tanıştığım Fransız sanatçılar kemancı Gabriel Meidinger ve çello sanatçısı Toby Kuhn ile birlikte iki türküye klip çektik" diye konuştu.

Dayıoğlu, 'Kara Gözlü Düriye' türküsüne Kaş'a bağlı Yeniköy Mahallesi'nde, Fethiye türküsü olan 'Omar Dayı'nın Gatırı' türküsüne Patara Antik Kenti'nin kumlarında klip çektiklerini belirterek, şöyle konuştu:
"İki türküye, üç telli cura sesine keman ve çello sesini katarak, evrensellik kazandırdık. Çok büyük ilgi gördü. İki sanatçı ile birlikte müziğin ortak paydasında kültürler ve insanlar arası etkileşimi, çalgıların ve müziğin kardeşliğini sağlamaya çalıştık. Bu yolla da türkülerimizi dünyaya duyurmak istedim. Arkadaşlarımla yerelden evrensele türkü yolculuğu yaptık. Benim için yaşam, türküler, bu türküleri genç kuşaklara sevdirmek, ülkemizde ve dünyada türkülerimizi tanıtmak."
 

YORUMLAR

  • 0 Yorum