Reklam
Reklam
Reklam

Dekap’dan, Çenobil’in 29. Yıl Dönümünde Nükleer Protokolün Yasalaşmasına Tepki

Muhammet KAÇAR/RİZE, (DHA) DERELERİN Kardeşliği Platformu (DEKAP) Sözcüsü Ömer Şan, Türkiye’nin Rusya ile imzaladığı Nükleer Güç..

Dekap’dan, Çenobil’in 29. Yıl Dönümünde Nükleer Protokolün Yasalaşmasına Tepki

Muhammet KAÇAR/RİZE, (DHA) DERELERİN Kardeşliği Platformu (DEKAP) Sözcüsü Ömer Şan, Türkiye’nin Rusya ile imzaladığı Nükleer Güç..

Dekap’dan, Çenobil’in 29. Yıl Dönümünde Nükleer Protokolün Yasalaşmasına Tepki
26 Nisan 2015 - 13:48

Muhammet KAÇAR/RİZE, (DHA) - DERELERİN Kardeşliği Platformu (DEKAP) Sözcüsü Ömer Şan, Türkiye’nin Rusya ile imzaladığı Nükleer Güç Mühendisliği alanındaki işbirliği protokolünün, Çernobil Nükleer Santrali'ndeki patlamanın 29'uncu yıl dönümünde Resmi Gazete'de yayınlanmasına tepki gösterdi.
Şan, Ukrayna’nın Çernobil kentindeki Nükleer Enerji Reaktörü'nün patlamasıyla 26 Nisan 1986’da büyük bir facia yaşandığını hatırattı, radyasyon bulutlarının sadece insan yaşamını değil, tüm canlılar ve gelecek nesiller ile doğal yaşam koşullarını tehdit ederek ölümcül sonuçlar doğurduğunu belirterek şunları söyledi:
"29 yıl önce bugün, insan denen doğal varlık kendi kendine ölüm kusmuştu. Özellikle Doğu Karadeniz’in hemen her evinde Çernobil’in etkileriyle kanser ölümleri yaşanmaya, çocuklar sakat doğmaya devam ediyor. Bu facianın yaşattığı felaket hala insanlarımızın genlerinde ve geleceğiyle oynamaya devam ediyor. Aradan geçen 29 yılda, yurdumuz insanı ve özellikle de Karadeniz insanı Çernobil’i unutmadı, unutmayacak ve unutturmayacak. Başta Doğu Karadeniz olmak üzere, yurdumuzun bütün bölgelerindeki doğal yaşam alanlarına geri dönüşümsüz zararlar vererek, yaşamı tehdit etmekte olan hidroelektrik santraller bizim için Çernobil, Fukuşima ve Metsamor’dan farklı değildir. Enerji adı altında sürdürülen emperyalist çıkar ve paylaşım hesapları bu kez HES’ler üzerinden yaşamı tehdit etmekte, sularımız, vadilerimiz ve derelerimiz, kısacası tarihi, sosyal ve kültürel değerlerimizi barındırdığımız doğal yaşam alanlarımız rant ve çıkar hesapları ile yağmalanmaktadır. Vahşi kapitalizmin doymak bilmeyen kar hırsı için, damarlarımızdaki kan gibi topraklarımıza can veren sularımız, derelerimiz ve vadilerimiz HES projeleriyle katlediliyor.Çernobil’in etkilerini halktan saklayan, Çernobil’de olduğu gibi dayatmacı bir zihniyetle HES’leri üzerimize salan siyasileri, kamu görevlilerini, bürokrat ve sözde bilim adamlarını kınıyor ve protesto ediyoruz."
ŞAKA GİBİ GELEBİLİR AMA GERÇEK BU
Çernobil’in yıldönümünde Türkiye’nin Rusya ile Nükleer Güç Mühendisliği alanında imzaladığı işbirliği protokolünün bugünkü Resmi Gazetede yayınlandığını ifade eden Şan, "Çok ilginçtir ki başta HES projeleri olmak üzere doğal yaşam alanlarımızı katleden nükleer ve termik santraller, taşocakları, çimento tesisleri, maden aramaları ve siyanürlü maden çıkarma çalışmaları gibi birçok rant projesine karşı mücadele eden biz yaşam savunucularını, çeşitli ifadelerle suçlamaya çalışan siyasi iktidar, bugün ve özellikle de bu facianın yıldönümünde bir anlamda facianın hazırlayıcısı Rusya ile 2009 Aralık'ında imzalanmış bir nükleer protokolü yasalaştırıyor. Resmi Gazetenin bugünkü sayısında yayımlanan kararla, Rusya ile Nükleer Güç Mühendisliği Alanında İşbirliği Protokolü yasalaştırılıyor. Şaka gibi gelebilir ancak gerçek bu. İşte egemenlerin, emperyalizmin ve yüzünü ranta dönmüş siyasi iktidarların halka ve yaşama karşı sorumluluğunun en keskin örneği. Bizler, yaşamı kayıtsız koşulsuz savunmaya devam edenler, siyasi iktidarların bu tavır ve tutumlarını protesto ediyor ve yaşamı savunmanın inadıyla kınıyoruz" diyerek tepkilerini dile getirdi.

FOTOĞRAFLI