BİR SEÇİM İKİ BEKLENTİ
Reklam
Reklam
Abdullah YALÇIN

Abdullah YALÇIN

BİR SEÇİM İKİ BEKLENTİ

26 Şubat 2019 - 09:58

Seçimler demokrasinin vazgeçilmezi ama gelinen noktada seçim tartışılır hale gelmiştir.
Hatırlarsınız; ‘metal yorgunluğu’ denilerek Antalya, İstanbul, Bursa gibi büyük ketlerin seçilerek göreve gelmiş belediye başkanları görevden alınmıştır.
“Senin FETÖ terör örgütü ile bir bağlantın var” denilememiş, ama bunu diyenler olmasına rağmen soruşturma başlatılmamıştır.
Barış sürecinde de Kürt kökenli vatandaşların gözüne gidebilmek içinde bazı belediye başkanları görevden alınarak kayyum ataması yapılmıştır.
Velhasıl, öyle ya da böyle milli irade yok sayılmıştır.
Parlamenter Sistem’in yerine getirilen “Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi” ile ülkenin rejimi değişmiştir. Hoş, adında ‘hükümet’ geçiyor ama eskiden devleti yönetmeye talip olanlar seçimle işbaşına gelirdi.
Yeni sistemle birlikte sadece bir kişi seçiliyor ve o kişi de koskoca Türkiye Cumhuriyeti Devleti’ni yönetecek hükümeti (bakanları) atıyor.
Yarın birgün canı sıkıldığı zaman her hangi bakanı değiştirebilir.
Gelelim günümüze; başlıkta dediğim gibi “Bir seçim iki beklenti”
31 Mart tarihinde belediye başkanları ile meclis üyelerini seçeceğiz.                  
Bu seçimde kazanmanın dışında ikinci bir ne beklenti olabilir? Diye bir soru aklınıza gelebilir,
Mesela, klasiktir “ohh bee sonunda kandık. Şimdi  kızımı-oğlumu belediyeye işe yerleştirebilirim”
“Oh be sonunda meclis üyesi seçildim. Şimdi mahallenin tüm sorunlarını çözebilirim.”
Benzer bir çok örnek yazılabilir,
Belediye Başkan adayların yanı sıra siyesi parti liderlerinin yerel seçimden beklentisi farklı.
Belediye Başkanı seçilmesine bakar., hizmeti için kollarını sıvar.
Burada önemli olan kentlerde kazanılacak belediyelerin yanı sıra kent geneli elde edilecek olan oylardır.
Bu oyların da Türkiye geneli oyları birleştirilmesidir.
İşte beklenti burada başlıyor.
Yüzde 35 oy ile Belediye Başkanı seçilebiliyor. Ancak ülke yönetimi ise öyle eskiden olduğu gibi yüzde 35 yetmiyor. Yüzde 51 olması lazım..
Partili Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın tek amacı da zaten “şu belediyeyi kazandık, şu belediye kaybettik” değil.
Seçim sonucunda önce kent geneli alınan oylar, ardından bu oyların 81 vilayet oylarıyla toplamı.ve sonuç 2013 yılında yapılacak olan milletvekili ve cumhurbaşkanlığı seçim.
Dolayı ise Cumhur İttifakı’nın ‘Beka sorunu” diyerek saldırganlığı buradan başlıyor.
Yerel seçimlerin genel secim havasına sokulmasının amacı da bu değil mi zaten.
Yoksa Denizli kaybedilmiş, Yozgat kazanılmış çok bir şeyi ifade etmiyor..
Önemli olan bu kentlerde reformumda çıkan oyların üzerinde olması,  2017 seçiminde çıkan üzerinde olmasıdır.
Millet İttifakı da bu bilincin üzerinde ama belediye seçimlerini genel seçim havasına sokmadan 31 Mart seçimlerini kazana bildikleri kadar belediye kazanmak
Görünen o ki, ülkede yaşanan ekonomik kriz, verilen vaatlerin yerine getirilmemesi bu seçimin sonucunu etkileyecektir.  
Dolayısı ile 2023 seçiminin sonucunun bile 2019 seçimde alınan oylarla gösterge olacak.