ASKERLERİMİZİ KASITLI MI ZEHİRLİYORLAR?
Reklam
Reklam
Derya UĞURAL

Derya UĞURAL

ASKERLERİMİZİ KASITLI MI ZEHİRLİYORLAR?

23 Haziran 2017 - 10:08

Yemekten zehirlenen askerler, günlerdir ülkenin gündeminde. Kasıtlı olarak zehirlendikleri, önemli iddialar arasında.

Manisa, zehirlenme olaylarında ilk sırada. 23 Mayıs’ta, 1046 asker yedikleri yemekten zehirlendi, biri hayatını kaybetti, bir askerimiz hala yoğun bakımda. 4 gün sonra, bu kez 70 asker, yedikleri yemekten zehirlendikleri için hastaneye kaldırıldı. 17 Haziran gecesi, akşam yemeğinin ardından, 731 asker zehirlenerek hastaneye kaldırıldı. Bakan, “Allah’a hamd olsun hayati tehlikeleri yok” diyerek “yüreklere su serpti”! Yemek şirketinin sahibi ise, “böyle bir hadisenin babalar gününde yaşanması nedeniyle çok üzüldüklerini” açıkladı. Bundan sonra “üzülmemek” için, çocuklarımızı özel günlerde zehirlememeyi seçecekler sanırım.

* * * * *

Şimdiki adı Rota Yemekçilik… Daha önce Tatal, Avşaroğulları, Çamlıca, Ova, Mendika gibi isimleri vardı; isimler değişiyordu, ancak sahipleri değişmiyordu: Veysi Avşar ve Osman Avşar. Bu iki isim, devlet kurumlarına yemek veren Eren A.Ş. ve Aşsan Yemek firmalarının da ortakları.

Diyarbakırlı bu iki isim, devletin son yıllardaki gözdesi olmuş. Askeri birliklere, okullara, hastanelere, kamu kurumlarına yemek için verilen ihaleleri, adı ihale yolsuzluklarına karışmasına rağmen, hep bu iki isim almış; firma 4 yılda 70 kat büyümüş. AKP’li milletvekili Haluk İpek ile Veysi Avşar’ın uzun yıllara dayanan dostluğunun, bu ‘işbirliği’nde etkisi olduğu söyleniyor.

AKP ile yakın ilişkisi bilinen şirketin iktidar tarafından korunmasını anlarım da; ana kuzusu Mehmetçiklerimizi zehirleyen firmayı MHP’nin korumasını anlamakta zorlanıyorum. CHP, zehirlenme olaylarının Meclis tarafından araştırılmasını isteyince; öneriyi, AKP milletvekilleri ile birlikte MHP milletvekilleri de reddetti. Niye ki?..

* * * * *

Başka bir soru daha: Askerlerin yemeklerini niçin yemek şirketi yapıyor? Daha önce, usta aşçıların önderliğinde askerler, kendi yemeklerini kendileri hazırlıyorlardı. Askerin yemeği, hem alınan gıda ürünleri, hem de pişirme ve dağıtım sürecinde, yetkili subaylar tarafından sıkı biçimde denetleniyordu. “Asker yemek pişirmez” gibi ne idüğü belirsiz bir gerekçe sonucunda, Türk askeri, yandaş firmaların insafına bırakıldı; bundan çok daha önemlisi, biyolojik ve kimyasal saldırılara açık hale getirildi. Şu “kasıt var mı” sorusunu, bu noktada tekrar sormakta fayda var.

YORUMLAR

  • 0 Yorum