"BAĞIMSIZLIK VE ÖZGÜRLÜK BENİM KARAKTERİMDİR"...
Reklam
Reklam
Mehmet TALAY

Mehmet TALAY

"BAĞIMSIZLIK VE ÖZGÜRLÜK BENİM KARAKTERİMDİR" Mustafa Kemal Atatürk

20 Mayıs 2019 - 09:34

Toplumların tarihinde yaşanan kimi zamanlar, o toplumun var oluşuna ve hayatının akışına anlam katan zamanlardır.
Hele ki o zaman “bağımsızlık ve özgürlük” şeklinde tarif edilebilecek bir zamanın 100. yılıysa bunun anlamını çok iyi idrak etmek ve gelecek nesillere bunu çok iyi bir şekilde aktarmak gerekir.
Türkiye Cumhuriyeti’ne giden yolun başlangıcı olarak kabul edilen, Mustafa Kemal’in emperyalizme karşı mücadeleyi örgütlemeye çıktığı gün olarak tarihteki yerini alan 19 Mayıs 1919’un 100. yılı, bu anlamda “Türkiye tarihinin bağımsızlık ve özgürlük mücadelesinin tescil edildiği gündür.”
****
Nereden nereye, nasıl ve kimlerle geldiğimizi, bugün kimlerle hangi noktada olduğumuzu, bağımsızlık ve özgürlük değerleriyle bugünü sorgulamamız gerektiği bir gündür 19 Mayıs 1919 un 100. yılı…
Yine kurucu iradenin ortaya koyduğu “ulusal bütünlük içinde bağımsızlık ve özgürlük” ekseninde toplumun ayrıştırılmadan bir bütün olarak ne kadar koruyabildiğimizi sorgulamak gerektiği bir gündür 19 Mayıs 1919 un 100. yıl dönümü…
 ****
Ben bu anlamda milli mücadele günlerinin ve hatta Tanzimat döneminin bile gerisinde kaldığımızı düşünüyorum.
İmparatorluk bakiyesindeki farklı kültürleri ve inançları bir arada tutmayı başaran kurucu iradenin, iradesinin tahrip edildiği günlerde yaşıyoruz.
1912 yılında Trablusgarp ve Balkan savaşlarıyla başlayıp 1.Dünya Savaşı ile süren ve Kurtuluş savaşı ile son bulan 10 yıllık savaş sürecinde;
Türk, Kürt, Rum, Ermeni, Arap, Beriberi, Alevi, Sünni, Hıristiyan kökenli Anadolu’nun her hanesinden birkaç canın bağımsızlık ve özgürlük uğruna toprağa düşmesi, Mustafa Kemal’in öncülüğündeki kurucu iradenin Türkiye’de “tasada, kederde ve kıvançta” davranış birliği oluşturmasında en önemli etken olmuştur.
 ****
Ne yazık ki bugün vardığımız nokta, 19 Mayıs 1919 yılının tasada, kederde ve kıvançta birlik olma ruhundan çok uzağa düşen bir noktadır.
Tarihimizin  en önemli sürecinin ilk 100. yılını andığımız bugünde devletin ve toplumun birliğini ifade eden Cumhurbaşkanlığı kurumunun temsilcisi Sayın Recep Tayyip Erdoğan, 100. yıl kutlamalarının yapılacağı Samsun’daki devlet törenine her fırsatta aşağılamaya çalıştığı “CHP Genel Başkanı Sayın Kemal Kılıçdaroğlu’nu, İYİ Parti Genel Başkanı Sayın Meral Akşener’i, Saadet Partisi Genel Başkanı Sayın Temel Karamollaoğlu’nu, MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli’yi davet etmesine rağmen, TBMM’de Grubu bulunan, ülkenin 2. büyük muhalefet partisi konumundaki ve ağırlıklı olarak Kürt yurttaşların oy verdiği HDP’yi davet etmemiş yok saymıştır.”
Ülkemizi işgal etmek için yeni Zelanda’dan, Avusturya’dan gelen Anzaklara gösterilen ilgi ve saygı kadar da değeri yok mudur HDP’ye oy veren Kürt yurttaşların?
Galiçya’da, Çanakkale’de, Sakarya’da, Dumlupınar’da, İnönü’de, Yemen’de, Kudüs’te, Kut-ül Amare’de bu ülkenin insanlarının bağımsızlığı ve özgürlüğü için şehit düşen Kürtlerin ataları bu kadarcık saygıyı hak etmiyorlar mı?
 ****
Türkiye ittifakı, sözle değil davranışla ve demokratik tahammülle oluşur.
Dini bayramlar dışında kaybolan tasada, kederde ve kıvançta yeniden birliği sağlamak zorundayız.
Bunun için “benim yanımda olursan birlik olur” anlayışının yerini “nerede olursan ol, ülkemiz için birlik olalım” anlayışını tesis etmek gerekir…
Bütün kırılmalara, dökülmelere, darbelere ve saldırılara rağmen bağımsızlık ve özgürlüklerimiz için verdiğimiz mücadelenin 100 yılını geride bırakmanın gururunu yaşıyorum.
 

YORUMLAR

  • 0 Yorum