CHP DEĞİŞİMİ KENDİNDEN BAŞLATMALI…
Reklam
Reklam
Mehmet TALAY

Mehmet TALAY

CHP DEĞİŞİMİ KENDİNDEN BAŞLATMALI…

01 Temmuz 2019 - 14:22

Geçen hafta sonu CHP İl Danışma Kurulu yapıldı.
Yerel seçimde elde edilen başarılı sonuçlardan sonra yapılacak böyle bir toplantı, hem yakın geçmişin hem de bundan sonra izlenecek siyaset çizgisinin değerlendirilmesi açısından önem taşıyordu.
9 ilçe ve büyükşehir belediyesi seçiminin nasıl kazanıldığı, hangi stratejinin izlendiği, ittifaklarda nasıl bir yol çizildiği anlatılacak ve Kılıçdaroğlu’nun dediği gibi “89 sendromuna” yeniden dönmemek için bundan sonra nasıl bir yol izlenecek diye beklenti içerisindeydim ama ne yazık ki bunların hiç birisi konuşulmadı.
Söz alan konuşmacıların bir kısmı konuşmasını, “kişiselleştirme” ve diğer gruplarda yer alan kanaat önderlerinin davranış ve sözlerini eleştirme yönünde yaptılar.
Başta gençler olmak üzere bir diğer kısmı da ajitatif bir seslenişle konuşmalarını sürdürdüler.
Bence bütün bunların nedeni yakın gelecekte yapılması düşünülen “ilçe ve il kongrelerinde” ön almaktır.
Nitekim bunu fark eden “İl Başkanı Ahmet Kumbul,” salonda bile gruplaşma halinde oturulduğunu, bunun yarattığı rahatsızlığı dile getirdi.
Konuşmasının sonunda,
Yapılan konuşmalar kongrelere dönük yapılmaktadır.
Genel Merkez kongreleri bir yıl ertelerse ne yapacaksınız?
Bu türden konuşmalar Danışma Kurulu toplantısının amacından uzaktır,” demesi tespitimi doğrulamıştır.
*****
İki kişinin konuşmasını, diğerlerinden farklılık göstermesi ve toplantının amacına uygun olması açısından önemsedim.
Eski milletvekillerinden Nail Kamacı,” konuşmaların kişiselleştirilmemesi ve geçmişle ilgili hesaplaşma yapılmasının fayda sağlamayacağını belirterek, genel siyasette başarılı olmak için 9 ilçe ve büyükşehir belediyesinin neler yapması gerektiğini belirterek çeşitli önerilerde bulundu.
Ancak bana göre toplantının en anlamlı ve gerçek amacına uygun konuşmayı CHP’nin önemli kanaat önderlerinden “Yusuf Meriç” yaptı.
Yerel seçimde hangi ilkelerden yola çıkıldığını, ortak aklın meydana getirilmesinde nasıl çalışıldığını, AK Parti karşısında alternatif oluşturmak için sisteme itirazı olanları nasıl bir araya getirildiğini çok net biçimde anlattı.
Genel siyasette aynı başarıyı yakalamak için kazanılan belediyelerde aynı sürecin sürdürülmesinin elzem olduğunun altını çizmesi önemliydi.
Toplantı sonrasında kendisiyle mini bir söyleşi yaptım ve sürecin nasıl geliştiğini ve nasıl sürdürülmesi gerektiğini sordum.
Aynen şunları söyledi.
“31 Mart seçimleri, hem süreci ve hem de sonuçları itibariyle, başta Sayın Genel Başkan Kılıçdaroğlu olmak üzere, benimde içinde bulunduğum ortak aklın stratejik planlamasıdır.
Bu sürecin ana ekseni, AKP KARŞISINDA bir seçenek oluşturmak, AKP politikalarından memnun olmayan anacak seçeneksizlik nedeniyle de AKPden vazgeçemeyen kitlelere seçenek sunmaktır.
Dünya ve ülke konjonktürünü doğru değerlendirerek kurucu değerler çerçevesinde laik, demokratik, sosyal hukuk devletini yeniden tesis etmek olarak ifade etmek en doğru tanımlama olur kanaatindeyim.
Öte yandan bu projenin birinci ayağı seçimlerin kazanılması ise ikinci ayağı da, seçilen başta büyükşehirler olmak üzere tüm belediyelerde başarı odaklı bir idari ve siyasi süreci yapılandırmayı genel merkezin çizgisi ve yönlendirmesi ile hayata geçirerek adeta kadiri mutlak görünen bir iktidar değişikliğini gerçekleştirmektir.
Yani bu süreç de BAŞARI esastır ve başarısızlığa asla izin verilmeyecektir.
Bu bir ülke ve ulusal varlık meselesidir ve ihmal edilmesi mümkün değildir.”
 
Bir anlamda Kılıçdaroğlu’nun mesajlarını da içeren Meriç’in konuşması ve açıklamaları bence sadece süreci anlatmıyor aynı zamanda yerel yöneticilerle örgüt yöneticilerine de önemli uyarılar içeriyor.
 

YORUMLAR

  • 0 Yorum