HAYATTA KALMAK ZOR ZANAAT…
Reklam
Reklam
Reklam
Mehmet TALAY

Mehmet TALAY

HAYATTA KALMAK ZOR ZANAAT…

19 Haziran 2019 - 10:07
Reklam

İşsizlik oranı açıklandı.
Yüzde 14,7…
Yaklaşık 10 milyon insan evine ekmek götüremiyor ve açlık sınırının altında yaşıyor.
Döviz pik yapmış durumda.
Kazık çaksanız dolar 6 liradan, avro 7 liradan aşağıya inmiyor.
Yoksullaşma adeta jet hızıyla artıyorken, Allah’a şükür dolar milyarderlerimiz aynı hızla çoğalıyor.
Bunlar parayla para kazananlardır.
Adamın 100 bin doları varsa, doların 2 kuruşluk artışından günde 12 bin TL para kazanıyor.
Ne diye istihdam için yatırım yapsın?
Ne diye riske girip üretim yapsın?
Kemiksiz kazanç kapısı dururken ne diye üretim yapıp kazancının yarısını da devlete vergi neden ödesin?
Sanayi üretimiyle, hizmetle, ticaretle, tarımsal üretimle, bilişimle, ihracatla, ar-ge ile uğraşıyorsanız devlet diyor ki “bak kardeşim kazancının yarısını bana vereceksin, yoksa külahları değişiriz...”
Dövizle, faizle, bankacılık işlemleriyle, borsayla, kıymetli taşlarla, altınla uğraşıyorsanız kazancınız “kemiksiz et” gibi cebinizde kalır...
İşin özeti “parayla vergisiz para kazanma sanatı” demektir bu...
 *****
Hele de her gün yüzlercesi bu ekonomik dengesizlikten dolayı kapanan ve adı KOBİ olan küçük işletmelerin yaşama şansı yok...
İstanbul seçiminin hayrına olsa gerek ki, AK Parti iktidarı yüzlerce milyar liralık sanayi ve tarımsal alanlarda faaliyet gösteren KOBİLERE çok düşük faizlerle kredi verme kararı aldı.
İyi, güzel de bakın krediyi nasıl veriyorlar.
 *****
Diyelim ki işiniz iyi gitmiyor ve işletmenizi düzeltmek istiyorsunuz ve gidip KOSGEB isimli kuruma kredi için başvuruyorsunuz.
Önce sizden “ananızın nikâhına” kadar belge istiyorlar.
Sonra da “son üç yılın bilançosunda kar etmemişsiniz” diyerek kredi talebini geri çeviriyorlar...
Behey AK Parti iktidarı, kar edecek durumda olsam ne diye senden kredi isteyeyim?
Kar ediyor olsam ne diye faiz denen melanete bulaşayım?
Sen bu vatandaşlarla dalga mı geçiyorsun?
 *****
Geçenlerde bir arkadaşım anlattı:
Irak’ta iş yapıyormuş ve gelmeyi de düşünmüyor.
Neden, diye sordum, kısaca şunu dedi:
“Kardeşim, benzini 1 liraya, 50’lik rakıyı 9 liraya, içtiğim sigarayı da 2 liraya alıyorum. Bunların tümü de Türkiye ihraç ediyor. Ne diye geleyim ki?”
Ölünüzden ve içtiğiniz suya kadar her şeyden vergi alan devlet, kıymetli taşlardan, pırlantadan ve altından vergi almıyorsa bu ülkede ciddi bir yönetim ve siyaset sorunu var demektir...
 *****
Vergideki soygunla kurtulsak yine iyi diyeceğim.
Antalya’nın, doğası, kıyıları, dağları, ormanları, su kaynakları haramice paraya çevrilerek bu soyguna katılan yandaşların hoyratlığı da işin cabası…