SADAKA-İ FITIR
Reklam
Reklam
Osman Artan

Osman Artan

SADAKA-İ FITIR

02 Temmuz 2015 - 09:25

SADAKA kavramının aslı, doğruluk, doğru söz söylemek, doğrulamak anlamına gelen 'sıdk'tır. Müslümanın Allah'ın emrine uymada gösterdiği doğruluğu (sadâkatı) ifade ettiği için 'sadaka' denmiştir. Sadaka, kişinin malından sırf Allah'ın hakkı olarak ayırdığı vergidir. Bir açıdan Allah'a sadâkatla bağlı olmayı ifade eder. Sadaka, en geniş anlamıyla; Allah rızası için yapılan her iyilik, verilen ve harcanan her şeydir. Halk arasında fitre denilen sadaka-i fıtır, Ramazan ayının sonuna yetişen ve aslî ihtiyaçlarından başka en az nisap miktarı mala sâhip bulunan her Müslümanın vermesi vâcip olan mali bir ibadettir. Fıtır sadakası, ramazan orucunun farz olduğu hicri 2'nci yılın Şaban ayında, zekattan önce meşru kılınmıştır. Dini dayanağı ise hadislerdir.

 

Sadaka-i fıtır, insan fıtratındaki yardımlaşma ve dayanışmanın bir gereği olarak insan varlığının zekatı kabul edilmiştir. Bu nedenle sadaka-i fıtır'a, 'can sadakası' veya 'beden sadakası' da denilmektedir. Diğer taraftan fitre, yoksulların ihtiyaçlarının giderilmesinde, bayram gününün neşesinden onların da istifade etmelerinde önemli bir rol oynar.

 

Sadaka-i fıtır, borcundan ve aslî ihtiyaçlarından fazla olarak nisap miktarı mala sahip olan her Müslümana vaciptir. Sadaka-i fıtır, Ramazan Bayramı'nın birinci günü tan yerinin ağarmasıyla vacip olmakla birlikte, Ramazan ayı içinde de verilebilir. Hatta fakirlerin bayram ihtiyaçlarını karşılamaları için, bayramdan önce verilmesi daha iyidir. Günümüzde sadaka-i fıtır, bir kişinin bir günlük normal gıda ihtiyacını karşılayacak miktar, ayni gıda yardımı olarak verilebileceği gibi, bunun değerinde nakit de verilebilir. Ancak fakirin yararına olanı tercih etmek daha uygundur. Sadaka-i fıtır, zekat verilebilecek kimselere verilir. Zekat verilmesi caiz olmayan kişilere sadaka-i fıtır da verilemez. Aldıkları zekat ve fitreleri bir fonda toplayıp bunu yalnızca Tevbe suresinin 60. ayetinde belirtilen yerlere sarf ettikleri bilinen ve kendilerine her bakımdan güvenilen kimseler eliyle yönetilen dernek, kurum ve yardımlaşma fonlarına zekat ve fitre verilebilir.

 

Kur'an, güzel bir sözü ve bağışlamayı, başa kakılan sadakalardan daha üstün tutmaktadır. Bu sadaka ister zekât şeklinde verilmiş olsun, isterse herhangi bir yardım şeklinde verilmiş olsun, farketmez. "Güzel bir söz ve bağışlama, peşinden gönül kırma gelen bir sadakadan daha hayırlıdır. Allah her bakımdan sınırsız zengindir, halimdir."

 

 

YORUMLAR

  • 0 Yorum