YAŞLILARA SAYGI
Reklam
Reklam
Osman Artan

Osman Artan

YAŞLILARA SAYGI

10 Temmuz 2015 - 10:37

YAŞLILIK Allah'ü Teala'nın fıtri bir kanunu, hayat ağacının aldığı son şekildir. Çocukluk, gençlik, olgunluk dönemi derken ömrü olan herkes kendini ihtiyarlık halinde buluverir. Artık insan bu devrede güçlülük yerine acizlik, güzellik yerine çirkinlik, ilerleme yerine gerileme, sıhhat yerine hastalık gibi kaçınılmaz hallerle baş başa kalır.

 Allah'ü Teala, insanın, çocukluk, gençlik ve ihtiyarlık olmak üzere üç hayat merhalesi olduğunu ve her merhalenin özellikleri bulunduğunu şöyle açıklamaktadır: "Sizi (çocuk olarak) güçsüz yaratan, sonra güçsüzlüğün ardından kuvvet veren (gençliğe ulaştıran) ve sonra kuvvetin (gençliğin) ardından güçsüzlük ve ihtiyarlık veren Allah'tır. O, dilediğini yaratır. O, hakkıyla bilendir, üstün kuvvet sahibidir."

 

 Allah'ın Resulü Muhammed (SAS), yaşlılara yardım ve saygının dünyadaki faydasını şöyle açıklamaktadır: "Zayıf ve düşkünlerinize yardım ediniz. Zira siz ancak düşkünleriniz sayesinde yardım görür ve rızıklanırsınız."

 İhtiyarlığın faydalı, saygı ve yardıma layık olabilmesi için gençlikte zevk alacak kadar ibadete ihlasla devam edilmeli, insanlara karşı güzel ahlaklı olmalıdır. Ve çocuklar ihtiyarlara saygı, hürmet, merhamet ve hizmeti emreden İslam ahlakıyla yetiştirilmelidir. Gençler yaşlanmadan Nebi (SAS)'in şu sözlerine kulak vermelidir: "Beş şey gelmeden beş şeyin kıymetini iyi bil. 1- İhtiyarlık gelmeden gençliğin, 2- Hastalık gelmeden sıhhatin, 3- Fakirlik gelmeden zenginliğin, 4- Ölüm gelmeden hayatın, 5- Meşgul olmadan boş zamanın kıymetini bil."

 

 Yaşlı kimselerin varlığına tahammül edememek, onlardan tiksinmek ve bir an önce ölmelerini arzu etmek bir Müslümana asla yakışmaz. Bir ömür boyu zorluk, açlık, çile ve hasretle yetiştirdiği evlatları, onların eşleri ve hayatın neşesi torunlarıyla huzurlu ve neşeli bir hayat yaşayacakları, tecrübeleriyle faydalı, yaşlılarıyla ibret olacakları, torunlarıyla oynayıp onlara ninniler söyleyip masallar ve fıkralar anlatacakları dönemde ihtiyarları yalnız ve yaşlı gözlerle yardımcı ve ziyaretçi bekler halde terk etmek ancak insanlıktan, medeniyetten ve İslam'dan uzak kalmış evlatların yapacağı bir iştir.

 

 Gençler ihtiyarlığı bilmez, fakat ihtiyarlar gençliği ve ihtiyarlığı tanırlar. Bilelim ki bu günün güçsüz muhtaç yaşlıları, dünün gençleri olduğu gibi, bu günün güçlü gençleri de yarının güçsüz, muhtaç yaşlıları olacaklardır. Her insan ektiğini biçer. Yarın çocuklarımızın bize, bu gün ana-babamıza ve diğer yaşlılara davrandığımız gibi davranacaklarını çok iyi bilmemiz gerekir. Ne mutlu kendini bilen ve kalben yaratanıyla buluşmuş ihtiyarlara. Ve ne mutlu yaşlıların değerini bilip onlara saygı ve sevgi gösteren gençlere.

 

 

YORUMLAR

  • 0 Yorum