GAZANIZ MÜBAREK OLSUN…
Reklam
Reklam
Reklam
Ayla ÇEKİÇ

Ayla ÇEKİÇ

GAZANIZ MÜBAREK OLSUN…

10 Mayıs 2018 - 09:25
Reklam

Bugün dengesine dikkat edilmesi gereken “Nimet ve külfet” kavramlarının dengelerine göz atacağız.

Zira günümüz şartlarına bakıldığında insanlık için en önemli sırayı “Nimet” kavramı alıyor.

Evrenin insanlığa armağanı olan dünyanın insanoğlu için en önemli nimet olduğunu o insanoğlunun en önemli nimetine ‘ekolojik dengeyi’ gözetmeden nasıl davrandığını ve insanlığın kendisi için  ‘dünya nimetinin’ bir imtihan zemini olduğunu  unuttuğunu, hatırlatarak başlamak istiyorum.

Nimet ve külfet dengesinin dikkate alınmadığı yerde adalet ve haktan bahsedilemez.

Nimet külfet dengesi ne demektir?

Bir işten elde edilen faydanın çekilen sıkıntıyı karşılayacak durumda olması.

Nimet ne demektir?

İyilik,  ihsan, lütuf,  inam.

Hayırlı hâl.

Servet, varlık, yiyecek, içecek şeyler, ekmek yani

Nefsin hoşuna giden zevk sağlayan şeyler anlaşılır.

Külfet ne demektir?

Külfet dediğimizde yorgunluk veren, zahmetli iş, meşakkat, sıkıntı, zorluk, boşa yorgunluk, lüzumsuz zahmet kısaca nefsin hoşuna gitmeyen, rahatsızlık ve ağırlık veren her türlü şey akla gelir.

Şimdi bu tanımlardan sonra kafamda deli sorular belirdi.

Onların nimet bildiklerinin benim için külfet, onların külfet bildiklerinin benim için nimet olan hallerde tanıdığım gözlemlediğim insanlar geldi.

Mesela; para, serveti nimet görenler.

Bu nimetlerin dünyevi sorumluluklarını ki uhrevisini dilime bile almıyorum, para kısmını külfet olarak yaşıyorlar.

Parası, serveti çok olan için esas mesele onu nasıl elde ettiği ile olsa bile sahip olduktan sonra onları kaybetme kaygısı uğruna nasıl külfetlere katlandığını aslında hepimiz biliyoruz.

Neyin nimet, neyin külfet olduğu kişiye göre değişen kavramlar.

Akıl ve vicdan sahibi olanlar nimet ve külfet dengesini kollar ve gözetlerken, vicdan yoksunu olanlar da ki örnek çok yemek yiyen yedikçe yiyen ve şişen midesini beslediği gibi ruhunu besleyemeyen, hani bir söz vardır ya “Hayvanlar açken, insanlar tokken kudurur” tok olduğunu idrak edemeyenlerden bahsediyorum.

İşte şu aralar ben yedikçe doyduğunun farkına varamayan, kendilerinin nimet saydığını, benim de nimet saydığımı farz eden, Dünya’nın ekolojik dengesini gözetmediğinde başına geleceklerini fark etmeyen insanlar benzeri birkaç insanla imtihanım var.

Dengemi bozdular, gazanız mübarek olsun…