ÜTOPYA VE DİSTOPYA...
Reklam
Reklam
Reklam
Ayla ÇEKİÇ

Ayla ÇEKİÇ

ÜTOPYA VE DİSTOPYA...

14 Mayıs 2018 - 09:26
Reklam

20 yıl öncesine kadar izlediğimiz filmlerde, okuduğumuz kitaplarda kurgulanan ütopik diye tanımladığımız, seyrettiğimizde yok artık dediğimiz pek çok şeyi bugün güncel hayatta yaşıyoruz.

Ütopya aslında olmayan, tasarlanmış olan ideal toplum ve devlet şekli anlamı taşır.

Ütopyalar, ideal düzen arayışlarının tasarlanmış tipik örnekleridir.

Genel olarak ütopyalar üzerine görüşlerin iki biçimde ortaya çıktığı görülür.

Bir kısmı özendirici, arzu edilen nitelikte, diğer kısmı ise korkutan, ürküten ütopyalardır.

Bir de ilk defa İngiliz filozof John Stuart Mill tarafından ütopik bir toplum anlayışının anti-tezini tanımlamak için kullanılan distopya var.

Distopik bir toplum otoriter – totaliter bir devlet modeli ya da benzer, başka baskıcı sistem altında karakterize ediliyor.

Son zamanların filmleri ve kitaplarında daha çok distopik örnekler ile karşılaşıyoruz.

Neyse ki Antalya’da ütopik ideal olan bir yaşam biçimi var.

Buradan sebeple aklıma “Antalya’da yeni bir Antalya kuruluyor” reklamları ile daire satışı yapan firma geldi.

Yine o firma HÜRSES köşe yazarının “Antalya’da kurduğu hayat’ ütopya ekseninden çıkmasın diye uyarmasına rağmen, firma yayın yasağı getirdi.

Projenin tanıtımı ve reklam adına milyonlarca lira harcayan firma, iletişim kurmak yerine yasaklamayı uygun buldu.

Bildiğini bilmezden gelemeyen “Hürses” Gazetesi, kamu yararı adına yaptığı haberleri, faydalı oluyor.

Nitekim Antalya Büyükşehir Belediyesi geçtiğimiz hafta meclisinde VAKIFLAR GENEL MÜDÜRLÜĞÜ ile olan sorunu çözmek adına adım attı.

Satış vaadi ile daire satan firmanın inşaat yaptığı arazide ki pürüz nedeni ile kat irtifakı alamayan  firmanın tapu sorunun çözüleceği anlaşılıyor.

Biz bu haberciliğimizle bir teşekkür beklerken, yayın yasağı getirilmesine şaşkınlığımızı belirtmek isteriz.

Türkiye’nin en büyük projesini gerçekleştiren “Antalya’da yeni bir Antalya kuran firma Sur Yapı yönetim kurulu başkanı sayın Altan Elmas’ın bu husustan haberdar olmadığı kanaatindeyim.

Aksi halde, 60 milyon bedelle ihaleye çıkan ve kendisinin 120 milyon verdiği bu projede ki şerhi de bilmediğini düşüneceğim...