CORONA GÜNLÜKLERİ (2)
Reklam
Reklam
Derya UĞURAL

Derya UĞURAL

CORONA GÜNLÜKLERİ (2)

08 Nisan 2020 - 14:07

Bütün dünya tek gündemde birleşti, belki ilk kez… Herkes aynı düşmanla savaşıyor; aynı korkuları ve kaygıları yaşıyor. Böyle olunca, hangi ülkeye bakarsanız bakın, medyasının tek gündemi Covid19. Her yönüyle masaya yatırılıyor konu… Virüsten nasıl korunulur, karantinada psikolojimizi nasıl koruyacağız, ne zaman biter bu kabus, aşı ne zaman bulunur, corona sonrası dünya nasıl olur, ekonomiyi nasıl etkiler… Hani büyük depremlerden sonra hepimiz deprembilimci oluyoruz ya; şimdi de hepimiz uzman bir mikrobiyolog gibiyiz. Herkes, bilsin bilmesin, anlasın anlamasın, konu hakkında konuşuyor.
Bir de olup biten karşısında susanlar var; bu gezegenin tek sahibi bizmişiz gibi davranarak yok saydığımız milyarlarca canlı… Onlar adına konuşan birini dinledim, sessizlerin sesi olmaya çalışan birini. Siz de duyun istedim, duyun, duyalım ve hazır durmuşken enine boyuna düşünelim…
* * * * *
Prof. Dr. Orhan Kural… Hak ettiği değeri bulamayan bilim insanlarından biri… Diyor ki…
“Günde 22 bin kişi açlıktan, binlerce kişi sıtmadan, başta Afrika olmak üzere, doktorsuzluktan ve ilaçsızlıktan ölüyor. Ama virüs, sınıf ve varlık ayrımı yapmayınca, korktunuz değil mi? Paranız, servetiniz bu sefer işe yaramadı. Bugünleri siz hazırladınız, şimdi korkun bakalım!
Bugünlere kadar hayvanları istismar ettik. Zavallı ayıları kızgın plakalar üzerinde yürütüp, sokaklarda eğlendirdik. Hayvanat bahçeleri açtık, zavallı suçsuz hayvanları hapishaneye attık, gelsin insanlar görsün diye… Oturan hayvanlara taş attık ki, hadi kalkın eğlendirin insanları diye… Yunus eğitim merkezleri açtınız, 100 tane yunus getirdiniz, 99 tanesini öldürdünüz. Bir tanesini yaşattınız, insanları eğlendiriyor diye. İki tane şımarık çocukla fotoğrafı çekildi, yüzündeki ifade gülme ifadesiydi, ama ağlıyordu… Yunusların günde kilometrelerce yüzmesi lazım, o ufacık havuzda çok fazla yaşayamaz.
Acımasız avcılar habire öldürdüler, kimsenin sesi çıkmadı. Geçenlerde son kalan beyaz zürafayı da öldürdüler, sustunuz. Zavallı develer öldürüldü Avustralya’da, kimsenin sesi çıkmadı. Zavallı boğalar can çekişirken, ‘oley’ diye bağırdınız. Havai fişekler attınız, hayvanlar öldü… Şimdi korkuyorsunuz değil mi? Çünkü sıra size geldi.
Şimdi sıra hayvanlarda… Bizden intikam alıyorlar. Bakın, kuş gribi, domuz gribi, bu da pangolin denilen ve Çin’de yaşayan bir canlıdan başladı. Çin, yıllardır hayvanları canlı canlı öldürüp kürklerini aldı, şımarık zengin kadınlara sattı, her türlü yasağa rağmen kürk ticareti yaptı. Onun için belki de Çin’den başladı bu salgın.
Bugüne kadar hep tükettik. Yeni araba, yeni arsalar, yeni yatlar… Niye alıyorsunuz? Hangisini götürüyorsunuz? Bakın Trump dahi, suyla kolonyaya kaldı. Paranız sizi kurtarıyor mu şimdi?
Birleşik Arap Emirlikleri emirleri, dişleri ağrıdığında, özel jetlerle Londra’ya gidiyorlar. Suudi Arabistan Kralı, 5 tane özel jetiyle Tayland’a tatile gitti. Müslümanlıkta israf var mı, böyle şey olur mu!
96 parçalı yemek takımları aldınız evinize… 96 tane misafir gelir mi, ne aptalca bir iş bu!
Ekmeklerinizi çöpe attınız… Serpme kahvaltı bir felaket! Bir tek gözünüz doyuyor, onların yüzde 90’ı çöpe gidiyor. Lüks otellerde iftar masaları kuruluyor, show yapmak için zenginleri ağırlıyorsunuz. Masadakilerin çoğu çöpü gidiyor.
Sıra bize geldi…
Bir süre sonra belki bu virüsün tedavisi ya da aşısı bulunacak. Sonra ne olacak biliyor musunuz; yine gündemden düşecek, sistem devam edecek. Tüketim sistemi, reklamlar, diziler… Yoksullar belki bu virüsten ölmeye devam edecek, ama kimsenin umurunda olmayacak. Bir kez daha insanlar akıllanamayacak. Sistem böyle…”
 

YORUMLAR

  • 0 Yorum