BU BİR "MOBESE" Mİ?
Reklam
Reklam
Ömer GÜNGÖR

Ömer GÜNGÖR

BU BİR "MOBESE" Mİ?

02 Nisan 2019 - 10:15 - Güncelleme: 02 Nisan 2019 - 10:25

Sizlere daha farklı konularda Kaleiçi’ni anlatabilmek için hergün bir başka yoldan giriş yapıyorum.
Her sokak ta mutlaka ilginç bir olaya mutlaka rastlıyorum.
Yaz yaz bitmiyor, foto çek çek yer kalmıyor!
Cumhuriyet Meydanı’ndan Yivli Minare’ye doğru giden merdivenli dar bir sokak var. Epeydir geçmediğim bu sokaktan geçerken daha önce gözüme çarpan ilginç bir görüntünün hâlâ orada olduğunu görünce şaşırdım kaldım!
Bu, bir direğe sabitlenmiş; TRT’nin ilk yıllarında kullandığı TV kamerasına benzer bir şey!
Nedir, ne değildir dıştan belli olmuyor ama bir dükkan kamerası na da çok benziyor.
İLGİNÇ
Cumhuriyet Meydanı ile Yivli Minare arasında gelip geçenlerin mutlaka gözüne çarpan bu “ucube kamera” neyin nesidir merak etmemek mümkün değil!
Böyle bir çirkinliği görüp “Bu ne böyle?” diyen çıkmamış anlaşılan!

SAAT KULESİ’nden İskele’ye inen yolun başında bir umum WC var. Ve hemen köşede burayı gösteren bir pano koymuşlar. Ama birileri o panoyu kırmış yarı yarıya parçalamış.
Günlerdir, haftalardır istedim ki birileri bu çirkinliği (1) fark edip ilgili Belediyemizi arasın ve yenisinı yaptırsınlar diye arayabilir!
Nerede! Onlarca Muratpaşa Belediyesi veya Büyükşehir Belediyesi çalışanları oralarda “cirit” atmalarına rağmen; hizmet amaçlı  telefon edelim diyen bir “babayiğit” çıkmamış!
İş başa düştü dedim Turunç Masayı aradım.
“Talebiniz…” diyen başalayan konuşmalar; sanki bu benim “kişisel” bir başvurum gibi ısrarla tekrarlamaları beni sıksa da mecburen dinledim.
Birkaç gün sonra aradılar ve “talebimiz…” dediler yine!
Ben önemsemedim dedim ki:
“Muratpaşa ile Saat Kulesi arası bir saat sürmez! Bu kadar mı zor bu çirkinliği tamir ettirmeniz?”

Sonunda gördüm ki; tamir yok! Önlü arkalı söküp atmışlar!

MAALESEF
Temiz ve güzel bir Kaleiçi ve Antalya istiyorsak; ufak tefek de olsa bu çirkinlikleri ortadan kaldırmalıyız!
Çünkü sizlerin gözlerinden kaçan bu görüntüler; turistlerin çektikleri fotoğraflarla tüm dünyaya anında yayılmaktadır.
Kim ister ülkesinin çirkin gösterilmesini?
O halde; ben, sen, o hepimiz gözlerimizi dört açalım. Gördüğümüz çirkinlikleri Belediyelerimizin ilgili kısımlarına “ısrarla” bildirelim.
Onlara bir ulaşırsanız sonrası mutlaka gelir, buna inanın!

YANİ
Bu çirkinlik de Kaleiçi’ne yakışmıyor!
Kaldırılsın mı?
Evet! Ne faydası var ki zaten?
:::: :::
 
HAYRET!
Hıdırlık Sokak’ta bulunan surların ön yüzlerinde bulunan otların ve çalıların temizlediklerini görünce şaşırdım!
Rüzgarlarla savrulan çeşitli bitki tohumları; yağan yağmurlarla tutundukları kovuklarda yeşermeye başlama mevsim geldi.
Ayakta kalan birkaç tarihi surun otlarını bile zar zor akıllarına gelirse temizlerlerse ne mutlu bizlere!
Tophane’den yat Limanı’na bakan kısımlarda; o ufacık otlar, çalıya, çalılar ormana ve hatta incir ağaçların< dönüştüğünü görebilirsiniz!
Hatta incir ağaçlarının köklerinin büyüyerek o koskoca surları devirdiğini bugün bile görebilirsiniz!
Ot temizliği mi?
Kim yapacak? Müze mi? Belediye mi?
İkisi de yapmazsa kim yapacak acaba?

SEÇİM BİTTİ
Bakalım öteki seçimlere kadar Kaleiçi surlarının temizlendiğini görebilecek miyiz acaba?
Valla isterlerse hiç temizlemesinler, dert değil!
Ama Kaleiçi’nin imajını bozan ve çirkinleştiren böyle şeylere de seyirci kalmamak gerekiyor!
Ve rica ediyoruz  Belediye Başkanımızdan ki; şu Kale surlarını saran otları, çalıları, incir ağaçlarını Müze ile birlikte tertemiz yapın.
Kaleiçi kartpostallarda daha da “güzel” görünsün!

YORUMLAR

  • 0 Yorum