Film festivali yapıldı mı ?
Reklam
Reklam
Ömer GÜNGÖR

Ömer GÜNGÖR

Film festivali yapıldı mı ?

05 Kasım 2019 - 15:40 - Güncelleme: 05 Kasım 2019 - 15:42

‘Eski çamlar bardak oldu’ diye bir söz vardır hepimiz biliriz ya!
‘ANTALYA ALTIN PORTAKAL FİLM FESTİVALİ’ de aynen öyle oldu artık!
Antalyalılar yıllardır neşe ile kutladıkları festivalleri göremez oldular. Her geçen yıl; festivalin havası değiştirildi, değiştirildi ve sonunda “bardak” oldu çıktı!
Ne yapanlar ne yaptığını biliyor, ne de Antalyalılar umduğunu buluyor festival etkinliklerinden!

HALKIN DEĞİL ELİT TABAKANIN FESTİVALİ
Bir afiş yapmışlar, ikincisi yok!
Üzerinde ne yazıyor; uzaktan değil yakınına gelseniz okuyamazsınız.
Ne bir duyuru, ne bir tanıtım yapıldı doğru dürüst!
Kalekapısı; Antalya demektir.
Ne bir afiş, ne bir stand, ne şu, ne bu hiçbir şey yapılmadı sözde Festival için.
Nerede ne var ne yok, ne zaman ne oluyor hiçbir kimsenin haberi olmadı.
Tesadüfen görenler gördüler. Gidenler gittiler.

BU KADAR MI KISIR BİR TANITIM OLUR
“Kendileri çaldılar, kendileri oynadılar” derler ya aynen öyle bir Festival yapıldı bu sene!
Cam Piramit nerede? Oraya ancak özel otosu olanlar gidebilirler. Otobüslerle “ücretsiz” taşımalar yapılabilirdi; eğer tüm etkinlikler orada ise!
Yazık oluyor bunca zahmetlere, masraflar.
Halkın ilgisini çekemeyen bir Festival’den ne umulur ki zaten?
NEREDE o eski Festivaller, nerede o eski “kortej”, nerede o eski coşku? Bitti, kalmadı artık.
“Kırmızı Halı” sermişler; geçen sözde ünlülerin hepsi “TV dizi artistleri. Sinemayla ilgileri belki hiç yok!

Bundan birkaç sene önceki bir “Kırmızı Halı” töreninde; oyuncularla beraber; davetliler de aynı “Kırmızı Halı” dan geçince; benim gibi izleyenler kadar oradan geçen misafirler de çok şaşırmışlardı!
Misafirlerden birisi “artist” havasına bürünmüş; kalabalığa tebessümlerle el sallıyordu.
“Kim bu?”
“Bilmiyorum, belki terzidir” diye dalga geçtiler.
Kim artist, kim misafir belli olmadı o gün!
Ama yapanlar, yaptıranlar mutluydu; olup bitenlerden habersizlerdi çünkü!

GELİN BU FESTİVALİ YENİLEYİN
Kalmadı artık o eski artistler; ya yaşlandılar ya da göçtüler.
Kortejden geçenlere son on senedir bir bakın; ne eski ve ne yeni nesil Antalyalıların tanıdıkları artistler yok artık!
TV DİZİLERİ sinemayı aştı.
Zaten artistlerin çoğu da aynı “siyasi partiler” gibi gruplaşmışlar. Birinin geldiği yere, öteki gelmiyor.
Sırf “kortej” sırasında artist görme uğruna bunca zahmete girmeyelim artık. Zaten biliyoruz ki; bu “film festivalleri” Antalya’ya hiç kazanç sağlamamıştır.

ANTALYA ALTIN PORTAKAL ÜRETİYORSA
Festivalin konusu da “portakal” olmalı. Tüm ilçelerde, köylerde bu kutlanmalı.
Antalya’da “film” sanayisi yok. Kırk yılda bir film çekilirse çekiliyor. Dizilerin çoğu bile başka şehirlerde çekiliyor.
Film/TV dizi ödüllerini; Bakanlık kendisi versin. Hangi ile fayda sağlamışsa oranın belediyesi de onlara yine destek olsun.
BİZE NE!
BİZ PORTAKAL, NAR, ZEYTİN FESTİVALLERİ YAPALIM. TURİZMİN VE ANTALYALININ İLGİSİNİ ÇEKSİN.

“VENÜS” HEYKELİ DE KALDIRILSIN
Yıllardır yapılan film festivallerinde “dev” heykelleri şehrin dört bir köşesine konulan ve ödül alanlara verilen heykelcikteki o “Venüs” hanımının yüzüne hiç baktınız mı acaba?
“Cadı” gibi bir yüzü ve “kambur” bir vücudu olan hiç VENÜS gördünüz mü?
Geçen yılki festivalde bu yüz biraz “deforme” edilerek saklanmaya çalışıldı ama bu sene tekrar hortladı yeniden!

NAZIR HAMAMI SAHİP ÇIKTI
Çöplere atılan ya da hurdacılara satılan o eski ”dev Venüs” heykellerinden son bir örneğini Kaleiçi ‘Hamam Aralığı Sokak’ta Nazır Hamamı kapısı önünde görebilirsiniz.
Kimsenin sahiplenmediği bu Venüs heykeli; yıllardır o hamamın peştamalını tuttu “altın portakal” tutan elinde.
Ama o duruşunu hiç bozmadı.
Çirkin değildi ama bazıları onu heykel olarak ve yaşam olarak da çirkin kalmasını istemişti.

Kaç tane film festivali geçti ama hiçbir filmci ya da sözde sinemaseverler hamamın önündeki bu “Venüs” heykelini sorgulamadılar.
Benden başka!
Ben onu her zaman üzüntü ile izledim. Yağmur, yaş, fırtınalarda kalışını, hatta yere devrilişini ve köpek ile yaptıkları arkadaşlıkları fotoğrafladım. Köşe yazılarımda da yazdım “sahip çıkın şuna. Bu bir “sembol” dedim ama kimse ilgilenmedi.
Bugün hamam yok. Ama o orada o çirkin ve mağrur bir “Venüs” heykeli olarak duruyor.
Ve adına yapılan festivallere; o da benim gibi uzaktan bakmaya çalışıyor.
 

YORUMLAR

  • 0 Yorum