KESİK MİNARE MUAMMASI!
Reklam
Reklam
Ömer GÜNGÖR

Ömer GÜNGÖR

KESİK MİNARE MUAMMASI!

17 Eylül 2019 - 23:55

Antalya’mızın en çok bilinen ve adı çok çok anılan “Kesik Minare”; bu sene birden bire sessiz sedasız restore edilmeye başlandı!
Restore olayı zaten bizlerin en çok beklediği bir olaydı.
Ama böylesi değil!
Belki dünyada hiç uygulaması görülmemiş bir şey yaptılar. Restoreye başlamadan etrafını 5-10 m boyunda kalın çinko saç levhalar ile kapattılar.
!!!
İçinden bir dev “vinç” ortaya çıktı.
!!!
Aylar geçti. Bir gün baktık ki; Kesik Minare’nin etrafına hızlıca bir iskele yapıyorlar.
O DA NE?
Önce Kesik Minare’nin üstündeki yere bir kazık çaktılar.
Hoop!  Ertesi günü Kesik Minare’nin adını, şanını ve tarihi varlığına tamamen zıt bir “KÜLAH” üzerine konduruluvermesin mi?
!!!
Bendenizin fark edip; köşe yazımızda haber vermemize rağmen; Kesik Minare’nin fiziki ve tarihi ismine yakışmayan bu görüntü ortaya çıkıverdi.

VAKIFLAR VARSAKÜLTÜR VE TURİZM BAKANLIĞI YOK MU?
Sadece “dini” yapıları tamir ediyorum deyip yıllarca bitiremeyen bir Vakıf; nedense tarihi mezarlıkları ve mezar taşları ile hiç ilgilenmezken; Antalya’nın gözbebeği bir tarihi yerde birkaç “devir” olayından sonra “restore” işine başladı!
Peki, bu ülkede sadece Vakıflar mı var?
Nerede Kültür ve Turizm Bakanlığı?
Nerede Anıtlar Kurulu?
Nerede Üniversiteler?
Nerede Turizmciler?
Nerede Müzeler?
Nerede “Antalya Sevdalısı Antalyalılar?
Neredeler?
Sanki hepsi bir siyasi (!) korku içinde dillerini yuttular!
NEDEN ?
Bir insanın veya Kurumun tarihi ve kültürel varlığı kendi açısından sevmesi ve koruması suç olabilir mi?
Sokağına bile “KESİK MİNARE SOKAK” adı verilen bir yapının; sembolik olarak öylece kalmasının ne zararı olabilir ki?

Şimdi daha mı iyi oldu?
Neden yukarıda saydığım Kurumlar; içinde ondan da eski tarihi eserlerin bulunduğu bu restore işine karşı bir “tepki” göstermediler hayret ediyorum.
“Cami” ve “ibadet” sözleriyle politika yapıp;  kendilerine öncelik verdirenler bu davalarında ne kadar haklı olabilirler ki?

BEN İSTEMİYORUM
EVET, BEN KESİK MİNARE’NİN “KESİK MİNARE” YANİ “KÜLAHSIZ” KALMASINI ISRARLA İSTİYORUM.
Eminim ki; benim gibi düşünen daha birçok şehrini ve kültürünü seven ve yaşatmak isteyenler var.
Turistlerin de tercihi de bizler gibidir.
LÜTFEN
“KÜLAHI” KESİK MİNARE’NİN TEPESİNDAN ÇIKARIN VE VAKIFLARIN MÜZESİNE KOYUN.
“KESİK MİNARE” HEP KESİK KALSIN!

…..
 
KALEİÇİ’NİN ATIKLARI
 

Bendeniz bir iki aydır “yayla” tatilinde idim.
Döndüm; hem kendim gördüm ve de esnaf arkadaşlardan da duydum:
“Kaleiçi’nde var olan hizmet nereye gitti?”
“Atık kâğıt toplayanlar neden geçmiyorlar?”
“Saatleri mi değişti yoksa kaldırıldı mı?”

Ben de Turuncu masayı arayıp bilgi verdim.
Bir kâğıt toplayıcı benim karışmamam gerektiğini, sert sözlerle söyleyince; ben de ertesi gün masayı arayıp:
“Neden beni üçüncü bir kişiyle muhatap ediyorsunuz. Ben sizlere bilgi amaçlı duyduklarımı ve gördüklerimi haber verdim!”
Onlarda böyle bir şeyden haberleri olmadığını söylediler. Şikâyetçi misiniz dediler. Hayır dedim.
Konu Kaleiçi’nde Belediye adına düzenli kâğıt toplayanlar gelmeyince;  sokaklarda kâğıt çöpleri oluşması idi!
Bu çirkin görüntülerin ortadan kalkması ve atıkların çöpe gitmemesi; ben ve benim gibi düşünen esnafın en büyük kaygısı idi.

Olay bu kadar!

YORUMLAR

  • 0 Yorum