"KESİK MİNARE" NEREDE?
Reklam
Reklam
Ömer GÜNGÖR

Ömer GÜNGÖR

"KESİK MİNARE" NEREDE?

21 Mayıs 2019 - 10:15 - Güncelleme: 21 Mayıs 2019 - 10:23

Bugün farkında değilsiniz ama bundan böyle tüm Antalya’ya gelen yerli ve yabancı misafirler de soracaklar bu soruyu:
“KESİK MİNARE NEREDE?” diye!

Kaleiçi tarihinde görmediği şeyleri son günlerde yaşamış oldu!
Mutlu mu oldu?
“Hayır!”

“ZORAKİ NİKÂH”
Bilhassa Türk filmlerinde çok görürüz; oğlan veya kız sevmediği bir başkasıyla zorla evlendirilir.
Anne ve baba baskısı vardır!
Karşı taraf çok zengindir; beklentiler çoktur!
Sonunda evlilik olur ama FİLMİN SONUNDA OĞLAN VEYA KIZ MUTLAKA”ÖLÜR” VE FİLM BİTER!

Bir yerden gelen emirle (!) yıllar yılı her türlü “restore” ricalarına bile kulak tıkayan adı Vakıf; Antalya ve Kaleiçi’nin en çok bilinen bu yerinde harekete geçti!
Önce; sözde bir “anket” yaptırıldı;
“Camii mi, müze mi?” diye soruldu ve ardından çok geçmeden Kesik Minare çevresi kapatıldı ve inşaata başlanıldı.
Merakla gelip geçenler; içerde neler yapılıyor bilemediler.
Bir gün açıkta duran “minare” ye bir örtü kılıfı geçirildi!
“Normal” restore görüntüsü altında; “anormal” bir şeyler olduğunu kimse fark edemedi.
BEN GÖRDÜM
30 Nisan 2019 günü örtünün üzerindeki “direkt” dikkatimi çekti ve hemen görüntüledim.
Bunun bir “külah direği” olduğuna % 100 emindim.
Ve tahminim doğru da çıktı; ertesi günü o direğin üzerine “tahta külah” geçirilmişti!
!!!
Köşemde ve Hürses haberlerinde yaptığımız “anonslar” çok az bir ses getirdi.
FARKINDA DEĞİLLER
Adı Vakıf olan bu kurumun yaptığı işte her hangi bir “art niyet” olmayacağından her kes çok emindiler.
“Dini” yapılar üzerinde ağırlıklı çalışan bu Kurum; maalesef bir köy camisini “restore”  eder gibi; paldır küldür “Kesik Minare” denilen içinde birçok kültüre ait yapılardan izler taşıyan bu “kültür mirası” eserlerle dolu olan yere dalıverdi!
“MİNAREYİ ÇALAN-KILIFINI HAZIRLAR”
Kesik Minare’ye yapılan tadilatın; aslında çok çok önemli olan bir kültür alanıyla yan yana olması bir dezavantajdı.
Çünkü ortada BİR TARİHİ KİLİSE vardı!
“Kılıf” bunun üzerine geçirildi ve “kilise” kısmı örtüldü; sanki hiç yokmuş gibi.

“Kesik Minare’den ezan sesi yükseldi”
“..artık bu camiden günde 5 vakit ezan okunacak.”
“Kaleiçi’nden bize ezan duyamadıkları yönünde vatandaşlardan talepler geliyordu”




TURİZM VE KÜLTÜR BAKANLIĞI
SEYİRCİ KALMIŞTIR
Tarihi ve turistik bir merkezde yapılan bu sözde restore işine maalesef Kültür ve Turizm Bakanlığı seyirci kalmıştır.
Antalyalılara bu konuda hiçbir açıklama yapmamıştır.
Sadece köy camisi gibi restore etmeyi bilen Vakıfların sesi çıkmıştır!
KESİK MİNARE, KESİK KALMALIYDI
Yapılan bu restorasyon; adı yıllardır ezberlenen bu yerin göz göre kayıp olmasına sebep olacaktır.
Turizmciler ve Kaleiçi olayın vahametini kısmen fark etmişler ve nasıl bir çözüm bulabileceklerini kara kara düşünmeye başlamışlardır.
“Cami ve ibadet” konusunda hemfikir olan vatandaşlar bu olayın yani minareye geçirilen bu külahın “Kaleiçi’nin kültürel ve turistik imajını zedelemesini istememektedirler.
Bütün mesele budur ki; benim de bakış açım budur.
Kesik Minare’nin restorasyon sonunda külahının olmaması; belki de eskisinden daha çok “ilgi” çekecek ve yerli/yabancı turist akınına uğrayacaktı!
Ama olmadı!
Yapmadılar, yapamadılar!
Üniversiteler, Bakanlık, yerel ve kültürel dernekler, turizmciler, TÜRSAB gibi odaların da bu olayla ilgilenmeleri gerekmez mi?
PERDELER KALKINCA
Evet, Kesik Minare’yi esrarengiz biçimde kuşatan “saç perdeler” kalkınca inşallah;
“Takke düştü kel göründü” atasözü gibi bir şaşkınlık yaşamayız.

“SEN BİR ŞEY ANLADIN MI?”
Atölyemin önüne koyduğum tablolara; konusu hemen anlaşılır türden olmadığından bakanlar bir birlerine sorarlar:
“Sen bir şey anladın mı?”
“Yoo! Ben de bir şey anlamadım!”

İşte Kaleiçi’ndeki icraatlar de aynen böyle!
Anlayan anlıyor; anlamayan da hiç anlamıyor!
Hepsi bu!

YORUMLAR

  • 0 Yorum