MUHİTTİN BÖCEK PROJELERİNDE KALEİÇİ VAR
Reklam
Reklam
Reklam
Ömer GÜNGÖR

Ömer GÜNGÖR

MUHİTTİN BÖCEK PROJELERİNDE KALEİÇİ VAR

23 Nisan 2019 - 10:22
Reklam

Belediye Başkanlarımız ile muhtarlarımızı seçerek yep yeni bir hizmet yarışını başlatmış olduk.
Onlar da her seçim öncesi milletvekilleri gibi; köy köy, mahalle mahalle ve kapı kapı gezerek kendilerini seçmenlerine tanıttılar.
Gidemedikleri yerlerde büyük toplantılar yaptılar.
 
GARİP AMA GERÇEK
 
İster milletvekillerimiz ve ister mahalli idarecilerimiz; seçildiler mi “bir daha o makamı bırakmak istemiyorlar” her nedense!
Sekiz kere seçilen veya 93 yaşında yeniden muhtar olanlar var.

Anayasal olan “seçme ve seçilme” hakkımızı kullanırken; bir “bayrak yarışı” gibi düşünülmeliyiz.
“Benden bu kadar, şimdi bayrağı bir başka vatandaşıma veriyorum” demeliyiz.
Ama olmuyor; biz olaylara bir “uzun vadeli” gibi bakıyoruz. Babadan oğla, aileden aileye geçsin istiyoruz.
Sonra işin “cılkı” çıkıyor.
Sizden hizmet bekleyenlere gerekli hizmeti bir türlü veremiyorsunuz. Kaba tabir “taraftar” olanlarla;” taraftar olmayanlar” arasında bir uçurum yaratıyorsunuz.
“Eşitlik” ilkelerini terk ediyorsunuz.

Bu tür anlayışları artık terk etmemiz gerekmez mi?
Daha çağdaş olup; makamınızın verdiği yetkiyi kullanarak insanların beklentileri olan hizmetleri “eşit” olarak vermek istemeniz beklenir sizlerden!
Avrupa ve Amerika Birleşik Devletleri’nde seçimler yapılıyor; ama kimse de “bu koltuk benim babamın malıdır” demiyor!
El sıkıp yeni sahibine teslim edebiliyorlar.
 
BEKLENTİMİZ
 
 
Vatandaş olarak hepimizin beklentileri böyle ama oyunbozanlar da çıkabiliyor. Çıksın! Yeter ki güvenerek seçtiğimiz bu kişiler; kendi şahsi menfaatlerini değil de umumun ihtiyaçlarına hizmet etmeyi bir görev saysınlar.
O zaman görürüz ki; kentlerimiz ve ülkemiz bir başka güzel olmuştur.

BİZLER SEÇİLENLERİMİZE
HEP GÜVENDİK
 
Hangi partiden olursa olsunlar; onların da ellerinden gelen hizmetleri bu şehirde yaşayan hemşerileri için yaptıklarını gördük.
“Görünen köy kılavuz istemez” derler; onların yaptığı hizmetler hep ortadadır.
Memnuniyetimizi;
“Allah razı olsun” veya “teşekkür ederiz” hep söyleriz.

 
Yeni seçilen bütün Belediye Başkanlarımız kutluyoruz.
Onların yanındayız.
Nasıl mı?
 
“Vergimiz vererek, çevremizi tertemiz tutarak, insanlara, hayvanlara ve doğaya karşı koruyucu olarak, birbirimizi sevgiyle ve saygıyla kucaklayarak; birlikte olacağız.”
 
Bu kadar kolay!

 
KALEİÇİ PROJELERİ
 
Dün kendisiyle sohbet ettiğim bir mimarımız; okuma fırsatı bulamadığım yeni Büyükşehir Belediye Başkanımız Muhittin Böcek’in projelerinden “detaylı” bir şekilde söz etti.
İnanamadım!
Kaleiçi, Balbey ve Haşim İşcan Mahallelerini birbirine bağlayıp; iç ve dış turizme “ivme” katacak projelerdi bunlar!
Benim de düşündüğüm ama adını koyamadığım bu projelerin gerçekleşmesi; inanın Antalya ve Kaleiçi’ni “en ideal” bir “kent” yapacaktır.
 


77 PROJE
Muhittin Başkan’ın programında, vaatlerinde yapmayı “söz verdiği” tam “77 proje” var.
Hepsi de Antalya ve Antalyalılar için.
 
Ben Kaleiçi Projesine baktım ve bayıldım.
Diyor ki:
 
TURİZM VE ÇEVRE
 
Başkan adayı Böcek, Turizm ve çevre projelerini yönelik ise “Balbey, Haşim İşçan ve Kaleiçi Dönüşüm Projesi vatandaş işbirliği ile yapılarak Kale Kapısı canlanacak. İlçelerin arıtma tesisi problemi çözülerek, kaybedilen Mavi Bayrakları yeniden kazanacağız. Kültür ve inanç turizmini geliştireceğiz. Antalya’da kış turizmini canlandırmak adına Tahtalı Dağı ve Saklıkent Bölgelerine günübirlik tesisler kuracağız. Antalya’nın belirli bölgelerine şehrimize özgü turunçgil, lavanta, likya lalesi, ful, Arap yasemini ve hanımeli gibi bitkiler dikeceğiz. Antik yürüyüş yollarını bakımları yapılacak. Alanya Kalesi’ni UNESCO’nun kalıcı listesinde yer alması için gerekli çalışmayı yapacağız. Deniz süpürgesi ve deniz denetim tekneleriyle denizimiz tertemiz olacak. Kaş-Kalkan Bölgesi’nde tıbbı şifa bahçesi kuracağız. Antik kentlerimize altyapı ve ulaşım imkanı sağlayacağız. Tarihi ve turistik mekanlarımıza üstü açık otobüslerle turlar düzenleyeceğiz. Her yeni doğan bebeğimiz için bir fidan dikeceğiz” dedi. 

“Yük yolda düzelir” derler ya; bakarsınız kim bilir daha ne güzel projeler eklenecektir bu 77 projeye ek olarak.
Bekliyoruz Sayın Başkan.
::::
 
“KAYIP KUYU” FOTOĞRAFIM
Fotoğraf çekmeyi; hobi olarak çok severim. Yanımda fotoğraf makinem olmadan sokağa çıktığımı hatırlamıyorum. Bir tutku.
Fotoğraf makineniz yanında olunca ne çekersiniz?
Önce ailenizi, sonra çevrenizi ve gözünüze “güzel” görünen nesneleri çekersiniz.
Ben ise tüm gördüklerimin bir “belgesel” olmasını isterim.
İçgüdüsel olarak; “bugün var olanlar, yarın olmayabilir” düşüncesiyle rastladığım her şeyi fotoğraflarım. Bunu da zevkle yaparım.

Eski Büyükşehir Belediyesi binasının karşısından Kaleiçi’ne giren bir sokak vardır: Kadirpaşa Sokak.
Bu sokağın köşesinde; içinde tarihi taşlar bulunan küçük bahçe gibi içindeki bir “kuyu” dikkatimi çekmiş ve onu fotoğraflamıştım.
Son geçtiğimde ise buranın “dümdüz” yapıldığını ve kuyunun kapatıldığını görünce şaşırdım ve üzüldüm. Antalya Müzesi’nden bir beye durumu anlattım.
“Fotoğraf” dedi.
Çektim ama ne zaman ve nerede hiç hatırlamıyorum. Çünkü “dijital” den önce “film” vardı! Neyse yaklaşık bir ay araştırma sonunda o “kuyu taşı” ve içini gösteren fotoğrafı buldum.
Kuyu mu, değil mi bilmiyorum. Ama ben onu kuyu olarak gördüm ve fotoğrafladım.
İnşallah yeri bulunup, ortaya çıkartılır.
Tarih kayıp olmasın.