Çözüm için birlik lazım...
Reklam
Reklam
Ayla ÇEKİÇ

Ayla ÇEKİÇ

  • Instagram

Çözüm için birlik lazım...

08 Haziran 2020 - 15:51

Kent yoksulluğu, genç işsizliği, can sağlığı, öneriler, önlemler, bütüncül çözümler konusunda senkronize bir yaklaşım var mı?
Kent yaşayanlarının normalleşme sürecinde sağlık konusunda nasıl bir önlem ve tedbirler var? 
İşletmelerin yaşamını sürdürmesi yada istihdamın devamlılığı açısından mekanların saat sınırlanması ile açılması yeterli mi?
Hizmet sektörünün en temel kollarından biri olan otelcilik sektöründe gelir sıralaması ve istihdam konusunda önemli bir yeri olan Antalya’da, içinde bulunduğumuz krizin atlatılması adına nasıl bir tablo çizildiğini görebiliyor muyuz?
Akademik camia, STK’lar ve hükümet yetkilileri ile ortak akılla sorunların çözümüne dair bir plan ve uygulama sürecine girildi mi?
Konuyu açarak örnek vermek gerekirse; otellerin istihdam devamlılığı açısından, kredi ödemelerinin, hazine ödemelerinin uzatılması gibi çözümlerin hayata geçirilmesi sağlandı mı?
Ya da sanayicilerin üretime devam etmeleri adına ham madde temini, elektrik, SSK gibi ödemelerinin öteleme süresi yeterli mi?
Tarım üreticilerinin yapısal sorunlarının yanı sıra; pandemi ile eklenen sorunlarına dair nasıl bir önlem alındı?
Tüm bu sorular eşliğinde, bence kentin en saygı duyulan kurum ve kuruluşlarının başında bulunan, erkeklerin günümüz koşullarında en başarılı, en şöhretli, en zengin olma arzularında  tereddütleri var.
Krizi başarı ile yönetme konusunda iddiaları ve kaygıları yok adeta...
Tabi bazı isimleri tenzih ediyorum ki, istisnalar kaideyi bozmaz...
İçinde bulunduğumuz virüs krizi nedeni ile tüm dünya ve hatta devletlerin çaresizliği göz önüne alınırsa, her ülkenin kendi göbeğini kesme çabalarını gözlemliyoruz.
Küresel olarak uygulanan tek çare, yerelde birlik ve bütünlük içerisinde davranılması gerektiği fikri açıkça görülüyor.
Demem o ki; bu kentte yaşayan, havasını soluyanların benden sonrası tufan anlayışının dışında, dayanışma içinde birlikteliklerle bütüncül çözüme odaklanmaları gerekli...
Zira; ekonomik açıdan bakacak olursak, sokağa çıkma yasakları, verilen virüs molası, taleplerin azalması bile fiyatların artmasına engel olamadığı ve yüzleri güldürmediği görülüyor.
Elbette her kurum ve sektörün kendi yönetimleri içinde bu sorunların kapalı kapılarda yeni yöntem görüntülü toplantılarla tartıştıklarını duyuyor olsak da, bu görüşmelerin sonunda nasıl çözümlere ulaştıklarının haberlerini alamıyoruz.
Nitekim bu süreçte hem ülke geneli, hem de şehir açısından baktığımızda yerel üretim, yerel tüketim ön planda olacak görünüyor.
Bu anlamda sadece ödemelerin ötelenmesinin tek çözüm olmadığı aşikar.
Antalya özelinde baktığımızda, uluslararası sınırların kapalı olduğuna dikkate alacak olursak; otellerin yerli misafirlere, üreticinin yerli tüketiciye her zamankinden daha fazla ihtiyacımız olduğu görülüyor.
Geçtiğimiz yıl verilerine göre; Türkiye’den yurt dışına yaklaşık 9 milyon kişi çıkmış.
Buradan anlaşılan; Türk turistin erken rezervasyon ve uygun fiyatla tatil yapmayı sevdiği görülüyor.
Özellikle vizesiz gidebilecekleri ülkeleri tercih ettikleri göz önünde bulundurulursa, vatandaşımızın en az yarısının tatil için Antalya’yı  tercih etmemeleri için hiç bir engel  görünmüyor.
Avrupa ülkeleri ve Rusya’dan gelen turist sayısına ulaşmamız mümkün olmasa da, yerli turist ve Arap ülkelerinden gelen misafirlerimizi Antalya’yı tercih etmeyi sağlayabilirsek, bu süreci az hasarla atlatacağımızı düşünüyorum.
 

YORUMLAR

  • 0 Yorum